SitePro adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sadece Buharî hadis âlimi değil ki, Müslim var, Tirmizî var, Ebu Davud var, Hakim var, Beyhakî var. Hayatınızda hiç hadisler nasıl tasnif edilir, kontrol edip araştırdınız mı? Ya da ehli sünnetin görüşünü dikkate alıyor musunuz? Ehli sünnetin görüşü Mehdi Aleyhisselâm'ın varlığı ve gelecek olmasıdır. Ha sadece şunu derseniz ben Buharî'ye bakarım Tirmizî'ye bakmam o da sizin görüşünüz.
Allah bize ehli sünnet, ehli farz, selefi, şii, sünni vs olun dememiş. Allah bizi müslüman olarak isimlendirmiştir.

Alıntı
Bundan önce de, bu Kur'ân'da da, size Müslüman adını veren O'dur. (Hac 78)
Bu şekildeki ayrılıklar peygamberimizin vefatından çok sonra ortaya çıkan ayrımlardır. Ehli sünnet yaklaşık 150 sene sonra ortaya çıkmıştır. Halbuki Allah ayrılmamızı istemez. Ali İmran 103'te de belirtildiği gibi:

Alıntı
Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın; sakın ayrılmayın!
mealinde buyurmuştur Rabbimiz.

Bizim doğruyu yanlışı ayırt etme ölçütümüz ehli sünnet alimleri ya da hadis alimleri değildir. Çünkü onlar da beşerdir ve hata yapabilirler. Alimlerin kitaplarına sonradan iftiralar da karıştırılmış olabilir. Bu yüzden beşeri bir ölçüt kabul etmeyiz. Ölçüt bu yüzden Kuranı Kerim'dir. Bir hadis Kuran'a uygunsa alırız, değilse reddederiz. Kuran'ın diğer adı Furkan'dır. Furkan demek Hakkı Batıldan ayıran demektir. Hakkı Batıldan beşeri yöntemlerle ayıramazsınız. Rabbimiz Kuran'ı korumayı bizlere vaadetmiştir.

Buhari haricindeki diğer hadis alimleri ya da mezhep vs alimlerinin de görüşlerini dikkate alırız ama Kuran'a uygun olduğu sürece.