Kardeşim öncelikle büyük geçmiş olsun, Rabbim analı babalı büyütsün inşAllah.
Aynı olay 8 Şubat sabahı başımıza geldi, ek olarak daha berbat bir şekilde hem de. Şuan öylece oturmuş kara kara düşünüyorum. Kendime gelince bende içimi dökeceğim kardeşim. Ek olarak gerekli yerlere şikayette bulunacağım. Gerçi kimi kime şikayet ediyorsak..
Allah razı olsun, iyi dilekleriniz için eksik olmayın.
Kardeşim, umarım durumunuz atlatılması zor olacak kadar büyük bir şey değildir ve en kısa sürede atlatırsınız. Allah yardımcınız olsun.
Kesinlikle dediğiniz gibi, özellikle Sağlık Bakanlığına Çam Sakura hakkında yapılacak şikayetler yersiz ve karşılıksız kalacaktır. Durum özel hastanelerde başımıza gelse Sağlık Bakanlığı Mutlaka görevi icra edeceğini Buna adım gibi emin olduğum için konuyu ulaştırabildiğim kadar çok kişiye duyuracağım.
Hastane, bebeğimizin epikriz raporunu vermediği için Hasta Hakları Yönetmeliğinin 15. maddesi gereği sağlık durumumla ilgili bilgi alma ve tıbbi belgelerden suret alma hakkına sahip olduğumu biliyordum. Sağlık Bakanlığını aradığımda bu hakkımın olduğunu teyit ettiler ve hastane koordinasyonu ile görüşüp geri dönüş yapacaklarını söylediler, ancak kimse dönüş yapmadı. Sadece isteğimiz üzerine bir devlet hastanesi ayarlandığını iletmek için aradılar.
Hatta Sağlık Bakanlığı ile yaptığım telefon görüşmelerinde, korkulu, endişeli ve üzgün bir şekilde konuşurken karşımdaki kişinin ses tonuyla beni manipüle etmeye çalıştığını hissettim. Ne yazık ki ülkemizde empati yoksunu insanlar giderek çoğalıyor ve bu kişiler devlet kurumlarında da artmaya başladı.
Ben hiçbir zaman doktor, hemşire veya kurum çalışanlarının benimle ağlamasını, sevinmesini ya da acımı paylaşmasını istemedim. Sadece acıma ve endişeme saygı göstermeleri ve beni anlamaları gerektiğini savunuyorum.
Uzun lafın kısası, şikayetlerimiz büyük ihtimalle karşılıksız kalacaktır. Yapabileceğimiz en etkili şey, durumu daha fazla insana duyurmak. Elbet bir gün birinin canına tak edecektir ve o zaman bir şeyler değişecektir.