Karbon ayak izi, su ayak izi adı altında online bankacılık işlemlerine kadar hayatımızın her alanına DENETLEME VE KISITLAMA getiriyorlar. Çevre bahanesi ile insan hayatını gözetleme ve denetleme hakkı elde ettiler. Ve biz de hiç sesimizi çıkarmadan bunları kabul ediyoruz.
Bugün küçük ve önemsiz gibi görünen kourallar ve şartlar ile adım adım ahaytımızın kontrol hakkını başkalarına veriyoruz.


İnsanın yelelnerek dışarı saldığı gazı bile hesaplayıp hesabını tutuyorlar. Kullandığımız internet, araç kullanımı, elektrik harcaması vs vs...

Doanın korunması tabii ki öenmli. Ancak herşeyde olduğu gibi bunun da orantılı bir şekilde yapılması gerekmez mi?

1 liralık suç işleyen cezalandırılıyor, 1000 liralık suç işleyen prestijli şirket olarak yaşamaya devam ediyorsa orada MAFYA HAKİM demektir. Gerek ülke çapında gerek dünay çapında artık mafyatik bir işleyiş var.

***

En basitinden çamaşır suyu, tuz ruhu, deterjan gibi ürünler birer kimyasal zehir bombası. İnsanın çıkardığı gaz, ineğin çıkardığı gaz tavuğun dışkısı ile karşılaştırılırsa 1000 kat milyon kat daha fazla zehirli. Ancak hergün bunları kullanıp doğaya çöp olarak atıyoruz.

Hepsinin de doğaya zarar vermeyen alternatifleri var. Ancak şlirketlker daha fazla zengin olmak daha fazla satmak için herşeyi yapıyor.

****

Karbon ayak izi su ayak izi adı altında 1 kuruşluk bireysel zararları hesaplayanlar, her gün doğaya milyonluk milyarlık zehir veren zarar ettiren şirketleri hiç görmüyor.

***

Eğer çağa bir isim vermek gerekirse ŞİRKETLER ÇAĞI diyebiliriz. Çünkü artık büyük şirketler devletlerden ekonomik ve nüfuz olarak çok daha güçlü. Birçok alanda rüşvet verip yargıyı pasifize edebiliyor. Güvenlik kuvvetleri bireysel küçük suçları derhal yakalarken büyük suçklar itina ile örtülüyor.

***

Tüm bunları üstüste koyunca dünyada yeni bir kölelik çağının başladığını açıkça söyleyebiliriz. Artık ulus devlet modeli sadece görünürde işleyen bir yapı. Büyük şirketler hayatımızdaki en öenmli şeylerde kontrol sahibi.