Kapalı bir kadınım. Ama zaman zaman dini sorguladığım çok oluyor.
Şimdi ilk öncelikle tesettür ayeti ilk erkeklere geldi. Ama sürekli kadınların tessttüründen bahsediliyor.
Ya da mesela bir erkeğe dört kadınla evlenme hakkı veriliyor islamda ( bu sadece savaş dönemleri için geçerliymiş) her neyse ama yine de yanlış.
Sonrasında dini nikah kıyıldiğinda kadın boş ol deme hakkına sahip değil. Ama erkek üç kere boş ol deyince nikah bozuluyor.
Ya da erkek evlilik hayatında bir şeyler istediğinde kadın yapmazsa melekler tarafından günah yazılıyormuş vb. şeyler.
İslam kadını bu noktada korumuş mu oluyor küçümsemiş mi oluyor? Aklım karıştı.
Öncellikle İslam zaten başlı başına insanları sorgulamaya iten bir dindir. Kula kulluğu reddeden ve insanları düşünmeye sevk eden bir dindir, bunun en önemli örneğini asrı saadetten ve ondan önce de Hz. İbrahim'in Allah'ı bulmak için güneş, ay, yıldızları..vs. yaratıcı olarak görüp en sonunda gerçek yaratıcıya ulaştığı hikayeden de görebiliriz. Dolayısıyla İslam(Yaratıcı) kişileri sorgulamaya iterken aynı zamanda kişilerin arada gerek hüsnü niyetle zihninde beliren düşünceler gerekse de şeytanın vesveseleri ile oluşan düşüncelerin olması gayet doğaldır.
Şimdi yazdığınız maddelere gelecek olarak tüm maddelerin mantıklı cevapları da elbetteki vardır. Gerek İslam tarihinde gerekse de hayatın akışında karşılaştığımız olaylardan dahi sorularınıza cevaplar bulabliiriz. Ve İroniktir ki tüm yazdığınız soruların cevapları da tamamen insanların faydasına olan cevaplardır. Yani İslam aslında tüm bu maddeleri kişilerin daha da ötesi İnsanlığın faydasına olabilecek şekilde oluşturmuştur.
Örneğin : Tesettür noktasında erkekte, kadın da tesettür için ayetlerle uyarılmıştır. Bizi yaratan bizim tabiri yerindeyse kullanma klavuzumuzu en iyi şekilde bildiği için Kadının tesettürünü(Mahrem) el, ayak, yüz gibi kısımlar hariç tüm beden olarak belirtirken, erkek için de diz ve göbek arası olarak belirlemiştir. Bununla beraber erkeğe ayrıca gözlerin de tesettür olduğunu bildirmiştir. Olay aslında siizn bahsettiğiniz gibi değil burda erkek iki şekilde tesettürle uyarılmaktadır. Ve hepimizin de bildiği üzere bu tesettür mevzusu da tamamen islamın kadına verdiği değer ve toplum içindeki fitnelerin minimal düzeye gelmesi ile eş değerdir. Kabul edelim veya etmeyelim kadın ile erkek duygusal, dürtüsel, şehevi gibi etkenlerle karşı karşıya geldikleri için bunun en korunaklı olanı da tesettürdür. Bu demek olmuyor ki tesettürsüz kişiler korunaklı olmuyor, aksine onlara herhangi bir şey söylemiyoruz fakat tesettür kişileri dış zararlardan daha çok koruyan bir mihvaldedir.
Diğer soru erkeğe 4 eş meselesi ise yine tamamen o dönemde dul kalan kadınların ortada kalmamasından dolayı bu hak özellikle veriliyordu, ki günümüzde zaten böyle bir şey (4eş mevzusu günümüzde neredeyse yok aksine evlilik dışı çarpık ilişkiler daha fazla yer alıyor) neredeyse yok denecek düzeyde bu yüzden bunu şuan konuşmak bile abestir. Ve bu madde de İslam yine kadını korumak için bunu uygularken aynı zamanda erkeğe bu 4 hakkı verdiğinde de özellikle "adil olamayacaksınız bu yüzden 1 kişi ile evlenmeniz daha hayırlıdır" gibi bir uyarı ile erkekleri uyarmaktadır. Yani 4'e kadar hakkın var ama eşler arasında adil olamayacağın için 1 kişiyle evlenmek daha hayırlıdır deniliyor. Bu madde de aslında asbürd bir durum yok, göründüğü üzere geçmişte savaşlarda, kıtlıkta veya doğal afetlerde dul kalan kadınları korumak için bu maddeler önemliydi, şimdi geçmiş ile bugünü eşit görüp olaya bakınca bize mantıksız gelebilir ama bazı olayları da dönemin şartlarına göre yorumlamak gerekir.
Diğer sorularınız da aslında benzer sorulardır. Kadının boş ol demesi veya erkeğin dediklerini yapması gibi durumlar tamamen kadının mantıktan ziyade daha çok olaylara duygusal olarak baktığı için bu konuda söz hakkını daha çok erkeüe vermiştir. Hepimizde biliyoruz ki herhangi bir kaos durumunda kadın daha çok duygusal bakar ve en ufak şeylerde de eminim ki boş ol deyip evliliği birr oyuncak haline getirir. Oysa evlillik İslamın ciddiyet ve öneml atfettiği bir yapıdır.
Kısaca dini bilgim pek olmamasına rağmen tüm sorularınıza cevaplar bulmak mümkün. Aslında kafamızı kurcalayan bu sorular çok da önem atfeden sorular değil, daha karmaşık ve önemli sorularla zaman içinde karşılaşabiliriz, ama ne olursa olsun dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu ve şeytanın tüm vesveseleri ile kuşatıldığımızı ayrıca İslamın hak din olduğuna dair inancımız tam! Bunca kainat, evren ve içindeki düzen bir yaratıcının varlığıyla kabul edilebilir, hiç bir şey tesadufi değildir ve Kuran ile hadislerden de anladığımız kadarıyla İslam tüm bu düzenin içinde tam ortada yer alan bir dindir. Allah ayaklarımızı sabit kılsın. İyi forumlar hocam.