Geçtiğimiz yılın temmuz ayında halkbank hesabıma tanımadığım birinin akbank hesabından 10 bin TL geldi.

acaba nereden geldi bu ödeme diye bakınırken, twitter'da yüzlerce kişinin; akbank hesabına girilip kredilerin çekildiği ve başka hesaplara aktarıldığı paylaşımlarını gördüm.

büyük ihtimalle dolandırıcılar, ileride dava konusu olduklarında, bizim gibi mağdurlar yaratıp aradan sıyrılabileceklerini düşündüler ve "bakın onlar da hesaplarına para gönderen kişiyi tanımıyorlar, biz de aynı durumdayız" diyecekler.

hemen akbank'a gidip durumu izah ettim. 10 bin lirayı, gönderen kişiye geri göndermek istediğimi, gönderen kısmında isim soyisim olduğunu ancak IBAN bilgisi olmadığını söyledim. akbank halkbank'a yönlendirdi, halkbank, iban bizde de görünmüyor deyip tekrar akbank'a yönlendirdi. akbank şubesi iban paylaşamayacaklarını söyleyip müşteri hizmetlerine yönlendirdi. müşteri hizmetleri, o işlere şube bakıyor deyip topu tekrar şubeye attı.

baktım ki bu sorunu çözemeyeceğim. twitter'dan 2 bankayı, içişleri bakanlığını ve emniyeti etiketleyerek konuyu yazdım. 2 bankada 15 dakika içinde iletişim kurdu. halkbank şubeye davet etti. akbank mail adresimi istedi ve ilgili kişinin iban bilgisini mailime gönderdi. aynı saatte parayı geri gönderdim ve konu benim için kapandı.

çevremdeki insanlara akbank'ın mağduriyete nasıl zemin hazırladığını anlattım ve hesaplarını kontrol etmelerini tavsiye ettim. yakın çevreme bir adım daha ileri giderek akbank hesaplarını kapatmalarını tavsiye ettim.

çünkü mağdurların yüzde sekseni; kendilerine hiç bir şekilde kredi başvuru ya da onay mesajlarının gelmediğini, normalde günler süren kredi süreçlerinin 15 dakikada sonuçlanıp, paranın farklı hesaplara aktarıldığını söylüyor. banka bu konuda topu taca atmak yerine daha etkili bir mekanizma kurabilirdi. üzerinden yıl geçti ve hala insanlar aynı mağduriyeti yaşamaya devam ediyorlar. bu artık vatandaşın telefon güvenliğini sağlayamamasını aşan, bankanın da müşterilerini mağdur ettiği bir olaya dönüştü.