AhlakSIZ,
SorumSUZ,
DuyarSIZ,
İlgiSİZ,
BilgiSİZ,
FaydaSIZ,
AdaletSİZ,
SamimiyetSİZ olduğunuz zaman önünüzde tüm kapılar açılıyor. Aile okul iş aşk evlilik hayatınız düzenli bir şekilde işliyor. Yaptığınız her pislik karıştırdığınız her halt yanınıza kar kalıyor.
85 milyon kişiden oluşan bir toplumun en ahlaksız bireyleri en çok itibarı kazanıyorsa, en küçük mahallede bile halkın en pis insanları herkes tarafından kabul görüyorsa bu tez GENEL GERÇEK olarak kabul edilebilir demektir.
Böyle bir toplumun bilim kültür sanat adalet bakımından ilerlemesi beklenemez.
Böyle bir toplumda çocuk cinayetleri çocuk suçları bitmez.
Böyle bir ülkede nereye gitseniz yerlerde ormanlarda derelerde çöp pislik bitmez.
Byle bir toplumda nereye gitseniz dedikodu iftira ikiyüzlülük içinde yaşamak zorunda kalırsınız.
***
Cehalet mutluluktur sözündeki cehalet, okula gitmekle falan ilgili değil. Toplumun en eğitimli en kültürlü bireyleri bile vasat bir avam - varoş beyin taşıyorsa, mutlu olmak için TOPLUMA UYMAK ZORUNDA KALIYORUZ demektir. Ve ne kadar uyumsuz yaşarsak o kadar sıkıntı çekeceğimiz de aşikar.
Bir tane iki tane örnek insan görünce ona kahraman payesi vermek marifet değil.
Bu kadar İNSAN FAKİRİ BİR TOPLUM haline geldiysek, tek tük iyi insan örnekleri görünce heyecan duyuyorsak halimize ağlamamız gerekir.
Hep, bir kahraman çıksın, iyilik yapsın bizi kurtarsın düşüncesi içinde yaşıyorsak baştan kaybetmişiz demektir.
***
Bu yöndeki eleştiriler hep tepkiyle karşılanıyor, ancak toplumun en pis insanları alkışlanıyorsa olumlu düşünmeye umutlanmaya hakkımız yok demektir. İşte bu yüzden gerçek mutluluk toplumun içinde değil dışında bulunacaktır.
Belki başka bir şehre taşınmak, belki ülke değiştirmek hiç tahmin etmeyeceğimiz değişimleri doğurabilir. Ancak eski büyüklerimizin hep söylediği gibi TOPLUMA UYarak gerçek anlamda mutlu olmamız imkansız. özellikle de kanunların kuralların özenle çiğnendiği sosyal guruplar içinde mutluluk aramak boşa.