İspanya, Almanya, Hollanda, Portekiz, Kıbrıs, Tunus ve Maldivler'e gittim. Çalışmak için gitmedim tabii ki ama ne demek istediğinizi o kadar iyi anlıyorum ki..

Buradaki arkadaşların gözden kaçırdığı bir şey var. Çoğu kişi zannediyor ki x bir ülkeye gidildiğinde bütün şartlar aynı olacak sadece dil ve refah farkı olacak.. Hayır abi öyle değil. Adamların kültürü farklı, kanunları farklı, yaşantısı farklı, neredeyse aldığı nefes farklı.. Dolayısıyla gittiğin yere bir anda ayak uydurmak o kadar kolay bir iş değil. Bir örnek vereyim. En basitinden Almanya'da bir Avm'ye gitmiştim mesela. Abi daha kapıdan içeri girer girmez yoğun ve rahatsız edici bi içki kokusu karşılıyor seni. İçmeden sarhoş oluyorsun. Ben nereye geldim diyosun. -Ki ben hayatımda alkol almamış bir adamım..

En son Maldivler'de eşime bir soru sormuştum. "Ekonomik krizlerle boğuşan kaos içindeki bir Türkiye mi yoksa dünya siyasetinden bihaber, tek derdi deniz kum ve güneş olan sessiz sakin Maldivler mi? Bu soruya ikimiz de Türkiye cevabı vermiştik. Hani bizim meşhur bir atasözümüz var ya; bülbülü altın kafese koymuşlar muhabbeti.. Yaşayınca anlıyor insan altın kafesin ne anlama geldiğini..

Yurtdışında yaşamayı değil de.. Adaletine güvenilen, eğitim seviyesi ve alım gücü yüksek bir Türkiye'de yaşamayı hayal ediyorum..