Ben odasına girdiğimde önünde 100’e yakın klasörlük vardı hatta odaya ilk girdiğimde ismimi bile karıştırdı. Benim o cümleyi kurmam suçu hafifletmek yada şirin gözükmek değil. O kadar yoğunluğun arasında ifademin neden kollukta alınmaması.
Senin olay cezaevinde yatan ama sorsan kendi olayıyla ilgili kulaktan dolma bildikleriyle hukuk profesörü olmuş hükümlülere dönmüş. Sen o klasörlerin işlem beklediğini veya savcının nasıl çalıştığını ya da nasıl çalışması gerektiğini belirleme merci misin? Bu ne hadsizlik gerçekten çok enteresan bir vakasın. Şu kafayı yaşamak isterdim.