Selam olsun,
Önyargıları ve duvarları bir anlık düşürürseniz size bir çift lafım olacak.
Hayatın sırrını bulmuş edasıyla giriş yaptığımın farkındayım ama hala arayış içinde olduğumu bilecek kadar zekaya sahibim, o konuda farklı düşünmenizi istemem.
Sarılacak bir şeyler aradığınızda ya da bulduğunuzda devam etmek aslında çok konforlu bir durum değildir.
Bugün sarıldığınız nedenler, kişiler, durumlar ya da düşünceler yarın yok olabilir ve siz sarılacak bir şey bulamayabilirsiniz.
Devam etmek, huzur, mutluluk gibi kavramları nedensiz ve koşulsuz olarak yaşamanın yollarını aramak çok daha konforlu bir yaşam sağlayabilir.
Böyle yaparsanız uçarsınız, zıplarsınız diye yazmıyorum zira benin kulağımın arkasında yer bile kalmadı bu yolculukta. Çok yaralar aldım, çok badireler atlattım. Ne acıklı bir hayat yaşadım edebiyatı yapmak için yazmıyorum anlatmak istediğim şey kulağımın arkasına gelene kadar yaşadığım tüm durumlarda mutlu ve iç huzuru yüksek bir insandım.
Bazen basit olanı zorlaştırmayı çok seviyoruz.
Yaşıyoruz, bir şeyler yapıyoruz.
Yaşamın bir amacı olması gerekmiyor, yaptıklarımızda başarılı ya da keyif almamız gerekmiyor.
İnsanların değer yargıları, söyledikleri, düşündükleri ya da davranışlarının bir önemi olmuyor.
Tüm bunları yazdıktan sonra nasıl mutlu ve huzurlu olunur gibi bir soru sorulabilir.
Bir at mesela bu sorgulamaları yapmıyor, doğuyor, yaşıyor ve ölüyor.
Nedenlerin cevabı yoksa neden sorusunun bir anlamı yoktur ve aynı şekilde yanlış soruların doğru cevapları yoktur.
Basit yaşa, sadece yaşadığın için yaşa.
At kaba geldiyse bir sincap gibi yaşa.
Ben öyle yapmaya çalışıyorum bakalım kırbaç vurmalar biterse at olmanın keyfine varacağım.