hiçkimsen yoksa kimsesizler mezarlığına gömüyorlar diye biliyorum.
ama daha vahimi de var. evin yoksa yaşlanınca darülacizeye gidemiyorsun. emekli maaşın yoksa gidemiyorsun. akraban varsa, uzakta sana bakamayan veya bakamayan çocuğun varsa gidemiyorsun. gitsen bile bekleme sırası var birkaç sene bekliyorsun. yani yeni yaşlı bakımevi yapmıyorlar da mevcut misafirlerin ölmesini bekliyorlar. onca sene vergi veriyorsun yaşlanına hiç ama hiçbir hizmet alamıyorsun, ille de birinin eline bakacaksın istemiyorum kardeşim kimseye yük olmak diyemiyorsun.
ölürken bile sürünmen ve süründürmen için herşeyi yapıyorlar. diyelim ki çocuğun var. evli. kendi çocukları var. ben bunların yanında kalmak istemiyorum, yük olmak istemiyorum diyemiyorsun. evler zaten küçücük, tuvalet desen zaten bir tane. burada yaşayamam, başkasını da bu ızıdraba sokamam diyemiyorsun. yaşlandım düşer oramı buramı kırarsam ulaşabileceğim bir doktor hemşire istiyorum oğlum kızım akrabam bu işten anlamaz, düşersem beni yerden kaldırırken bir daha düşürüp iyice sakatlar istemiyorum diyemiyorsun.
öylesine sefil ve iğranç bir memleket ki inanılmazbirşey. ödenen tüm vergiler çöpe gidiyor. ben yaşlanınca, doğal afet olunca, hastalanınca, muhtaç olunca yanımda olmayan devleti ben ne yapayım.
not... yaşlı bakımevleri fahiş zamlar yaptı. aylık 50bin liradan başlıyor artık. belediyeler "muhtaç" raporu almaya çalışanlarla dolup taşıyor. o rapor da öyle hemen alınamıyor. heyet toplanıyor, sen heyetin ayağına gidiyorsun, haftalar aylar sürüyor... sonuç olumlu çıksa bile ne zaman seni bir yere yerleştirecekleri belli değil.
yaşlanınca intahar edip gitmek lazım herhalde....