İşi küçümsemiyorlar. Konforunu kıskanıyorlar.
Ve büyük ölçüde haklılar. Sizin kadar beyni yoran işleri yaparken izole bir ortamda çalışamayanlar var.
Yazılımcı arkadaşlar kaloriferli/klimalı ortamda, masalarının üzerine koydukları çayı kahveyi yudumlarken çalışıyorlar.
Oysa bir çok insan yağmura, kara, rüzgara, güneşin yakıcılığına rağmen fiziksel koşulların sertliği ile mücadele ederek çalışmak zorunda kalıyor.
Bir tarlada güneşin altında yanarken elleri kanayana kadar çalışan adamın da başında biri bugün bu iş yetişecek yoksa mahsul yanar diye stres yaratıyor.
Bir trafik polisi de bütün gün yağmurda karda soğukta atarlı insanlar ile muhatap olup stres yaşarken üzerinde hava şartlarının baskısını hissediyor.
Bir madenci de günlük kotalarını doldurmak için üzerlerinde baskı kuran çavuşlarının stresini az havalandırılmış karanlık tüneller yaşıyor.
Yani dışarıda çalışmamanın nasıl bir konfor olduğunu yazılımcı arkadaşların çoğu farketmiyorlar.
Herkesin iş yükünde işin kendisinden kaynaklı stres yaratan unsurlar var, ama yazılımcılar en azından fiziksel koşulların yarattığı sıkıntıları yaşamıyorlar.
Ama işin koomik tarafı siz de rahat çalışıyorsunuz diyen adamların genelde bahsettiğim gibi ağır şartlarda çalışanlar olmaması.
Yani bir madenci, bir tarım işçisi, bir inşaat işçisi siz de oturduğunuz yerden para kazanıyorsunuz dese içim yanmaz da bunu söyleyenlerin de genelde zorlu bir meslekleri çalışma hayatları olmuyor.
Hocam dediklerinize şu yönden katılmıyorum.
Bu dediğiniz işleri yapanlar sadece mesai saatinde çalışanlar. Mesai bittiği anda hiçbir iş umurlarında değil. Bu konfor sıcak kaloriferli odada masada kahve yudumlayan bir yazılımcıdan çok daha büyük bir konfordur.
Ben 7 yıldır kendi işimi yapıyorum ve en çok özlediğim mesai saati dışında kafayı hiç iş için yormamak. Tatil olduğunda içimde bir rahatlama olurdu, sevinç olurdu. Artık öyle bir his yok.
Günde 8 veya 10 saat bedeniyle çalışan biriyle yazılımcının arasında farklardan biri de şu. Çoğu beden işçisinin önüne ne iş koyarsan onu yapar, önünden işi aldığın an ne iş yapacağını şaşırır. Ama yazılımcılar sürekli problem çözmekle uğraşır.
Eğer kazançlar benzer veya yakın olsaydı asla bu işlerde devam etmez, gider eskiden olduğu gibi sanayide önüme koyulan işleri yapardım.
Yazılım işi yapmak için elinin kolunun olması, sağlığının yerinde olması yetmiyor. Bambaşka bir zeka istiyor. Daha önce düşünülmemiş, sana daha önce öğretilmemiş şeyleri yapman ve sürekli gelişmen gerekiyor.
Ben işçi de oldum, teknik personel de, müdür de. Yani bu işlerde çalışan biri yazılımcı olabilir. Dolayısıyla asıl kıskanılan şeyin "başarı" olduğunu düşünüyorum.