Bir Türk orada uzun süre yaşayabilir mi? Bize gider mi hocam? Bu konudaki tecrübelerinize de paylaşın lütfen.
Mesela Almanya bize göre değil bence. Ruh yok. İklimi, yaşantısı, samimiyet, insanların yapıları vs.
Bence hayır. Çünkü havası hava değil, suyu su değil. Türkiye'nin taşı toprağı gerçekten altın. Bunu ben döndüğümde bir kez daha hissettim. Örnek vermem gerekirse; yemeklerden bir süre sonra plastik tadı almaya başlıyor insan. Hepsi olmasa da bir çoğu meyvenin tadı yok. Damak tadınız bozuluyor bir nevi(çok güzel lezzetlerde tadabiliyorsunuz). Yazın yaşanılması mümkün bir yer değil. Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül gibi aylarda sokağa çıkmak veya hava alabilmek mümkün değil. Ruhsuzluk konusunda gerçekten sürekli çalışan kesimin olduğunu görüyorsunuz fakat orada yaşayanlar bu insanları görmemeye alıştığı için dikkat çekmiyorlar. Şöyle bir farklılık var her milletten insan tanıyorsunuz. Ancak sıcak kanlılığı sadece karşılık olarak görüyorsunuz. İnsanların hepsi güler yüzlü geliyor evet öylede ancak samimiyetsiz olduğunu anlıyorsunuz. Çok ilginç şeylere değinmek istiyorum. Kaldırım taşları, asfaltlar her gün temizleniyor ve siliniyor. Gerçekten çok temiz her yer. Hiç çöp göremezsiniz keza zaten yasakta. Yasaklar konusunda çok katı aslında katılıktan ziyade çok net. Yani bir yerde sigara içilmiyorsa içilmiyordur. Sokak sigara içerek gezemezsiniz. Gezen birini görürseniz kesinlikle o kişinin Türk olduğunu anlayabilirsiniz. Bahsetmem gereken bir diğer husus güvenlik konusunda etrafta polis pek sık göremezsiniz. Polis çevirmesi yoktur denilebilecek düzeyde. Yani oradaki mültecide mülteci Türkiye'deki mülteci mülteci ancak aynı değiller. Orada kimse sizle göz teması kuramaz, size asla ama asla dokunamaz. Asla özel alanınız ihlal edemez, evinizin önüne sizden başkası park edemez ve bu kurallar gerçekten çok ciddi bir şekilde uyuluyor. Bu durum beni çok etkilemişti. Ya bizim ülkede de bu insanlar var ama böyle değiller dedim her şahit olduğumda. Güvenliğin farklı bir örneği de İphone 15 satın alan bir arkadaşımın eve heyecanla dönerken İphone 15i metroda unutmasıyla tanık oldum. Geri gittiğimiz telefon bıraktığı yerdeydi. Başka bir örneği de avm'de yere düşen 100$'ı orada değilmişçesine etrafını süpürüp giden temizlikçi abladan öğrendim. Bir şey sizin değilse değildir. Orada ciddi manada herkes kendini ilgilendiriyor. Kişisel dokunulmazlığın olduğu bir kez daha hatırlatayım. Dini, dili, ırkı ve zenginliği fark etmeksizin kimsenin hırsızlığa yeltenmediği bir yer. Kaldığımız evin kapısını hiç kilitlemiyorduk biz mesela.