Sosyal Medyada Jordan vs Lebron, Maradona vs Messi tartışmaları sürüyor.
Kim tüm zamanların en iyisi?

Yaşım 46.
Hayatımda hatırladığım ilk dünya kupası 1986 Meksika'da Maradona ile Arjantin'in şampiyon olduğu dünya kupası.
Hem Messi'yi hem Maradona'yı izleme şansına sahip olduğum için olaya yeni nesillerden farklı bakıyorum.
Bence Messi tam bir efsane olmasına rağmen Maradona Messi'den büyüktür.

Bugünün futbol endüstrisine bakıp Messi'yi tüm zamanların en iyisi olarak görenler var.
Ama yaşı Maradona'nın oynadığı dönemi hatırlamaya yetenler futbolun nasıl bir evrim geçirdiğini biliyor ve Maradona'yı tercih ediyor.
Aşağıda eski kurallarla oynanan oyunun ne kadar acımasız ve sert olabildiğiniz gösteren videoları spoiler olarak ekledim.

Futbolda geçirilen evrimin 2 temel ayağı var.
Birincisi oyuncuların star olduğu anlaşıldı ve oyunun marka değerini yükseltmek için oyuncu sağlığını korumak adına faul kuralları sıkılaştırıldı, oyundaki şiddet dozu azaltıldı.
İkinci mesele de oyunun seyir zevkini arttırmak için oyunun hızını ve skor sayısını arttıracak kararların alındı.
Mesela 1980'lerde kaleciye verilen geri pas elle tutulurdu, ileride pres yapmak diye bir şey yoktu sıkışan topu kalecisine verirdi kaleci elle tutardı.
Oyun tek topla oynanırdı. Kontr atakta eksik yakalanan topu tribüne vururdu. Tribünden 1 dakika topun dönmesi beklenirdi savunma yerleşir tüm oyuncular dinlenirdi.
Top ancak patlarsa ya da tribünden dönmezse değiştirilirdi ve yeni topun oyuna girmesi için orta hakemin eline gidip onay alması gerekirdi.
Sakatlanan oyuncu dakikalarca sahanın içinde tedavi edilir ve oyuna bu kadar süre eklenmezdi.
Bunlar oyunu çok yavaşlatan unsurlardı.

1980'lerin futbolunu yeni nesil arkadaşlar hayal bile edemiyorlar.

Temel fark ligler 3 puanlı değil 2 puanlı sistemle oynanırdı.
Galibiyet 2 puan beraberlik 1 puan olduğu için oyun öncelikle kaybetmeme üzerine kurulurdu, defans oyunu ve sertlik çok sıkı şekilde uygulanırdı.

Öncelikle gole giden oyuncuya faul yapmanın kırmızı kart olmadığı bir devirdi.
Yani son defans oyuncusu bir maç boyunca en az 3-4 kez faul yaparak gol pozisyonunu durdurabilir ve oyundan atılmazdı. Buna yugoslav faulu denirdi.
Hatta olay son adama bile gelmezdi, umut vaadeden atak daha en başında faulle kesilirdi ve kimse kart görmezdi.
O yüzden eskiden defans oyuncuları çok fizikli hızlı güçlü değildi, çünkü ihtiyaç yoktu.
Messi'nin formasından çekip indirebiliyorsanız, Messi size çalım atarken topu bırakıp Messi'ye dalabiliyorsanız çok hızlı koşmanıza çok güçlü olmanıza da gerek yoktu.

Formadan çekmek sadece fauldu sarı kart değildi.
Arkadan dalmak sadece fauldü sarı kart değildi.
Hava topunda kolları açarak dirsek atmak sarı kart değildi hatta hava topuna standart çıkış şekliydi.
Umut vaadeden atağı kesmek sarı kart değildi. Daha pozisyonlar başlamadan bitirilirdi.
Ayağa basmak bırakın sarı kartı faul bile sayılmazdı.
Zamanlama hatası ile yapılan faullere kolay kolay kart çıkmazdı. Topa yapılan hareketlerde birinin bacağı kırılsa bile en fazla nezaketen bir sarı kart çıkardı.
Bugün direk kırmızı kart verilen kasti basmalar en fazla sarı kartla geçiştirilirdi.

Okan Buruk'un ayağı kırıldığında Erman Toroğlu sadece sarı çekebilmişti.
1983'te Barcelona'da Maradona'nın ayağına kasten basıp kıran cani Goikoetxea oyundan bile atılmamıştı.
Rıdvan Dilmen'in kariyerini bitiren tekmeyi atan Yesiç sadece sarı kart görmüş, hakeme neden sarı kart gösteriyorsun diye de itiraz etmişti.



Yani Maradona futbolun çok sert ve yavaş oynandığı bir dönemde yıldızlaştı.
Üstelik Avrupa'nın en sert ve en çok kasap defans oyuncusu olan İtalya liginde şampiyon oldu.
Üstelik Maradona İtalya'nın en büyük takımını yıldız bir kadro ile şampiyon yapmadı Napoli gibi orta sınıf bir takımı şampiyon yaptı.
Messi'nin orta halli bir İspanyol takımını şampiyon yapabileceğinden şüphe duyuyorum.

Messi ise tüm istatistiklerini zaten ölüsü İspanya'da şampiyonluğa oynayan Barcelona ile arkasında tarihin en iyi bir kaç orta saha oyuncusu ile yaptı.
Messi tüm istatistiklerini yıldızları koruyan ve skor sayısını arttırmak için düzenlenen kurallar ile yaptı.
Messi 1980'de futbol oynasaydı sezonun yarısını sakat geçirirdi, attığı çalımların çoğunu atamaz, attığı gollerin çoğunu atamazdı.
Üstelik Maradona 1986'da sadece dünya kupasını almadı, 4 sene önce savaşta Arjantin'in gururunu kıran İngiltere'yi yenerek milli gururu onararak şampiyonluğa gitti.

Yani benim oyum Maradona'dan yana.
Çünkü başarılar ve istatistikler içinde bulunulan zorluklara göre değerlendirilir.
Maradona daha kötü sahalarda, daha vasat takım arkadaşları ile oyuncuyu korumayan, sertliğe izin veren kurallar ile oynadı.