Çeyrek asırdır belki her yıl aynı dönemde aynı tartışmalar yapılıyor. Asgari ücret hakkında hep aynı sözler konuşulurken asıl detaylar hep gözden kaçıyor.

Ülkenin en kötü dönemlerinden 70li 80li 90lı yıllarda yapılan fabrikalar ve sanayi kuruluşları ile birlikte işçi için sosyal tesisler de imar ediliyordu. Lojmanlar sayesinde işçi kira ödemek zorunda kalmıyordu. Bakkal ve fırın gibi yerler açılarak işçiye daha uygun fiyata gıda alma imkanı sunuluyordu. Kimi kasabalarda sinema bile fabrika sayesinde kurulmuş oldu. Fabrikalar sanayi kuruluşları durumu kötüye gidince sinamalar bile kapanmaya başladı.

Ülkenin ekonomik olarak en kötü zamanlarını geçirdiği dönemlerde işçinin biraz değer ivardı. Devlet kurumlarında ise gayet güzel koşullarda çalışıyorlardı.

***
Geçen zamanla birlikte bu sosyal hakların çoğu yokoldu gitti. İşçinin değeri heryerde iyice düşmeye başladı. Özellikle de taşeron sistemi şirketleri iyice kayırdı sorumluluktan kurtardı. Hiçbir niteliği olmayan insanlar aracılık yaparak işçi ile şirket arasına girip avanta yemeye başladı.

Avrupa birliği uyum yasaları sayesinde daha önce hiç bilmediğimiz iş sağlığı ve iş güvenliği konuları gündeme geldi. Görünüşte kanunlar işçiyi korumak için. Ancak uygulamada çoğunlukla formalite olarak kalıyor.

Sonuçta işçinin emekçinib ülkede köpek kadar değeri kalmadı. Benzetme abartılı olabilir ancak gerçekten de köpek kadar değeri yok.

***

Fabrikaların ve inşaat şantiyelerinin çoğu işçiyi köleleştiren sefil duruma getiren birer kamp yeri.


Bugün asgari ücret 50.000 tl yapılsa bile bundan önce taşeronlar sonra şirketler sonra devlet avantasını koparacak. İşçi ise bir bardak çayı bir tas çorbayı bile ağız tadıyla yiyemeyecek.

Tv belgesellerinde PRESTİJ PROJESİ olarak gösterilen yapıların bile çoğunda işçi rezalet koşullarda çalıştırıldı çalıştırılıyor.

Hak hukuk konusunda sahip çıkan olmadığı için maaş sigorta fazla mesai yemek ve çay istirahati gibi konularda işçinin koşulları düştükçe düşüyor.

Özet olarak durum bu iken asgari ücret şu olmuş bu olmuş lafları boşa muhabbettir. Avrupaya uyum yasaları dostlar alışverişte görsün diye çıkıyor ama şantiyeler fabrikalar mafyalaşmaya çeteleşmeye doğru evriliyor.


Koşullar hep daha da kötüye giderken asgari ücret şu kadar olmuş bu kadar olmuş hep boş laf.