Selam olsun,

Ne el olan alemi ne el olmayan alemi hiç hayatımda bir yere koymadım.
Ne düşündükleri, ne istedikleriyle hiç ilgilenmedim ama neden böyle olduklarıyla ilgili ciddi kafa yordum.
Benim ulaştığım sonuç şudur;

Doğdun, ilkokulda rekabete başlayacaksın.
En yüksek notu alacaksın, en güçlü sen olacaksın, en akıllı sen olacaksın, en uslu sen olacaksın vs. vs.
Evleneceksin ama evlilik yetmez, evlendiğinde geciktirmeden çocuk yapacaksın zira dünyanın en önemli soyunu devam ettirmen gerekir ama yine yetmez bu sefer ikinci çocuk için telkinler başlar.
İyi iş iyi kazanç elde etmen için baskılar hep olacak zira bunları elde etsen bile bir üstü için yine akıl verilecek.

Bunların nedeni insanların dayatılan hayatı yaşamayı amaç edinmesidir. Doğrular ve yollar çizilmiş, kimsenin bu çizgiden çıkmaması için aileden başlayan bir baskı oluyor.
Silsile olarak aile seni bu şekilde yetiştiriyor, evleneceğin kişiyi ailesi bu şekilde yetiştiriyor ve evlendiğin kişi aileden aldığı baskıyı sana yansıtmaya devam ediyor.
Çünkü dayatılan her şeyi olması gerektiğini düşünerek yapıyorsun.

Şahsen 38 yaşında evlendim ve çocuk düşünmüyoruz.
El olan alem çocuk sorduğunda eskiden düşünmüyoruz diyorduk ama insanlara bunu anlatma çabası beyhude bir çaba o nedenle artık çocuğumuz olmuyor diyoruz.
Gerçi çocuk tercih etmiyoruz dediğimizle, çocuğumuz olmuyor demenin hiç bir farkı yok.
Birinde tercih mi? öyle şey mi olur bak şöyle böyle diye ikna etmeye çalışırlarken, çocuğumuz olmuyor dediğimizde şunu ye bunu iç şu doktor çok iyi gibi akıl vermeler oluyor.
Artık haddi olmayan şeyleri soran insanlara sessiz kalarak cevap vermeden ilerliyoruz.

İnsanlar mutsuz ve korkuyorlar. Çoğunluk evladını sevmediğinden böyle baskı kurup onu bir kalıba sokmak istemiyor. Bu yol dışında ilerlerse ayakta kalamaz korkusuyla yapıyor.
İnsanları yargılamayı hiç sevmem zira herkesin yaşanmışlığı o kişinin yaptıklarında pay sahibidir ama insanların yargılamaları, akıl vermelerinin temelinde "kendi yaşadıkları hayatın doğruluğu konusunda kendisini ikna etmektir."

Bak bu işin doğrusu bu böyle yapman lazım! (Çünkü kendisi öyle yaptı ve ben bir nane yedim demek zordur.)

Biraz dağınık yazmış olabilirim ama uzatmamak adına parça parça yazmak istedim.