Genel olarak meslek erbabı dediğimiz kişilerde; işin her bir yanını öğrenmekten
kaynaklanan belli bir oranda bir bozulma olabiliyor. Hatta ülkemizde bu oran çok
yüksek. Çikolata paketini-fiyatını aynı tutup gramajı azaltan ya da içindeki malzemeyi
kalitesiz hale getiren firmalardan bir farkı yok yazıya konu olan vatandaşın.

Bunun bir değişiği satış yapmaya çalışırken kasten telefonda söylenen ve yazılı
kaydı olmayan şeyleri kabul etmemek. Ben sana bu hizmeti-ürünü vereceğimi
söylemedim deyip aradan çıkıyorlar.

Bu davranışlar cezasız kalınca (Genelde arabayı alan kişinin 20k dan bir şey olmaz
demesi ve şikayet etmemesi nedeni ile. Yoksa kilometre düşürmek direk suç)
Bu tip art niyetli kişiler kendilerine gri alanlar buluyor. Sonra bu gri alanları kullanıp
kendilerine haksız çıkar sağlıyorlar.

Dürüst olmak gerekirse bunun tek sebebi de art niyetli insanlar değil. Bizim tembel
ve unutkan insanlar olmamız. Ürün alırken kontrol etmememiz. Sonra bir sorun
çıkınca böyle de kullanırız dememiz. Milyonluk anlaşma yaparken bile sözleşme
yapmak yerine telefonda konuşup anlaşmamız. Bunların hepsi ilerde başımızın
ağrımasına neden oluyor.

Ve art niyetliler bu zaaflarımızın yarattığı boşlukları çok güzel kullanıyorlar. Böyle
olunca da zararlı hücreler, yeteri kadar canı sıkılan insanları da içine katarak, başı
boş bırakılan orman yangını gibi her seferinde daha da güçlenerek yayılıyor ve tüm
toplumu ele geçiriyor. Ve şu anda biz bu başıboş yangının ortasında oturuyoruz