Çocuğa şiddetin her türlüsüne karşıyım. Disiplinsiz tavır sergiliyor olsalar bile velisini çağırırsın, yönetime bildirirsin, nazik bir dille sınıftan çıkarırsın, vb. ama ne psikolojik/sözlü nede fiziki şiddeti çocuklara uygulayamazsın buna kimsenin hakkı yok!
"Öğretmendir yapar, bize de yaptılar" demek, özgüvensiz, kendine saygısı olmayan, farkında olmadan bastırılmış duygularının esiri olarak yaşamına devam eden, kişisel gelişimini maalesef ki tamamlayamamış kişilerin yaklaşımı ve savunması olabilir ancak.
Eğitim pek tabi ki ailede başlar ama çevre bunun en büyük etkenidir. Aile dışında bu etkenler akranları olur, sınıf arkadaşları olur, akrabaları olur, sosyal ve kültürel farklılıklar olur yada bir öğretmen olur. Öğretmenlik mesleği zor bir meslektir bunda hemfikiriz fakat gördüğüm hiç bir eğitimci kendini kişisel olarak geliştirmiyor (istisnalar olabilir yada denk gelmemiş olabilirim). Ne bir psikolojik destek nede kişilere karşı kişisel olarak kendilerini geliştirmiyorlar. Çoğu meslekte olduğu gibi diplomayı alıyorsun, bir iş buluyorsun, üstüne hiç bir şey katmadan kendini geliştirmeden sadece maaş/geçim odaklı gidip geliyorsun. Ondan sonrada bir şey olmaz, bizde yaşadık, bize de yaptılar, bizde böyle gördük, çocuklarda çok yaramaz, çok zorlanıyoruz, çok çalışıyoruz, vb. şeyler söyleniyor, yaklaşımlar oluyor.
Ülke olarak eğitime, sağlıklı psikolojiye, ekonomiye, empatiye, saygıya açız! Köklü bir eğitim sistemi değişikliği olmadığı sürece aynı şeyleri konuşup dururuz. Kimse kusura bakmasın ama benim evladıma kralı gelse hiç bir şekilde şiddet uygulayamaz

Bir eğitimcinin şiddettin de haklılık aranmaz (ERGENLER tarafından kendi yapılan, yapılacak olan şiddet/zorbalık dışında) diye düşünüyorum (bu mesleği seçmelerinin sebebi öğrenciler yada veliler değil, kendi tercihi. Buna karşılık her türlü psikolojiye kendini alıştırması gerek).