Her şeyimiz olsa da hiçbir şeyimiz yokmuş gibi bir karmaşanın içindeyiz.
Arabam var, maaşım var, orta düzey elektronik aletlerim var. Ama baktığımda bir sürü de borcum var. Yıllardır bana ait olmayan ama aile diyerek ödediğim borçlarla boğulmaya devam ediyorum. Ve bir evlilik sürecine hazırlanıyorum. Bazen kazandığım paradan daha fazlasını borç olarak ödemek için daha çok çalışıyorum. Yaşadığın yalnızlığın ve boşluğun farklı bir versiyonunu yaşıyorum diyebilirim. Sonra diyorum ki her şeye rağmen yaşıyorum, manzarayı izleyebiliyorum, yürüyebiliyorum, rahatça yemek yiyebiliyorum. İçimde ateş var ama Gazze’deki ateş daha büyük. Üstümde yorgunluk var ama asgari ücretle büyük şehirde geçinmeye çalışan çocuklu bir aile kadar değil. Beynim allak bullak ama günün sonunda rahatça uyuyabiliyorum. Evet belki daha iyi yerlerde olmayı hak ediyoruz, inşallah da oluruz. Ama daha zor süreç yaşayan insanların da olduğunu unutmamak lazım.
Ara sıra sosyal medyada motivasyon paylaşımları karşıma çıkıyor. Ne kadar doğru bilmiyorum ama “Olumlu düşünürsen, olumlu olur”
benim de içimi dökmeye ihtiyacım varmış. Bu yazıyı okuyan kişi beğenirse belki yıllar sonra dönüp bakarım. Neydim, ne oldum derim. Sevgiyle kalım, her şey gönlünüze göre olsun.