2024 Mayıs ayında Eminevim'e görüşmeye gittim. Sırf yıllardır merak ettiğim için ve bakalım başımıza ne geliyormuş diye öğrenmek için bir paket oluşturduk ve katıldım.
Oluşturduğumuz paket 210.000₺ peşin + 20.000₺ organizasyon ücreti ödeyerek 5 ay sonra Eylül ayı teslimatlı 500.000₺ (15 ay taksitli son taksit 2025 Temmuz ayı) çekilişsiz paketti. Total ödemem 520.000₺ olacak yani organizasyonla beraber.
Buraya kadar herşey güzel. Aklımızdan geçen "5 ay sonra alır parayı altın alırız 10 ay sonra taksitler bitene kadar daha fazla kazanırız." Tabii öyle mi olacak? Bizce olmayacak.
Taksitleri ödemeye başladık. Her ay 21k₺ şeklinde taksitleri ödüyoruz. Tarihler 2024 Ağustos ayının sonlarına gelirken bir telefon geldi ve şubedeki danışman arkadaş "Teslimatımız yaklaştı. Senetler imzalanacak ama bize 2 kefil lazım."
"Senet nerden çıktı, kefil ne alaka" diye sormaya kalmadan "imzaladığınız sözleşmede yazıyor bunlar" denildi. "E peki başta neden anlatmadınız" diye sorunca da "Sormadınız bizim de aklımıza gelmedi" şeklinde absürt bir cevap duyduk.
Hadi dedim inat değil mi bulurum imzalatırım ben dedim. Akıllarınca iş bozulur bunlar da kesinti yaparak iade eder ya. Caydırmaya çalışıyorlar. Teslimata son günler de başta sözde alacağım 500.000₺'nin daha bana gelmeden 475.000₺ olacağını öğrendim.
Bunu da sorduğumda "Zorunlu sigorta + kasko yaptırıyoruz biz" dediler. "Bunlar zorunlu diyorsanız benim sigortacım ikisinide 17 bin ₺ fiyat verdi. Kendim yaptırırım. Siz 8 bin ₺ fazla istiyorsunuz" dediğimde de "Bunu eminevim yapmak zorunda. Sözleşmede yazıyor bu. Zaten ortalama üst rakamlardan kesinti yapılır. Düşük tutarsa zaten taksitlerinizden düşer fazla kalan" şeklinde yine başta anlatılmayan şeyler çıktı.
Dedim hadi eyvallah. Bakalım bir sonraki aşamada ne gelecek başımıza derken; bu seferde "aracı öğlen 1'e kadar almış olun, işleme alalım ki para akşam 5.30'da hesabınıza yatsın." Teslimatı öne alırlar düşüncesiyle aracın devrini sabah 9.20'de yaptık.
Ama ne oldu? Para akşam 5.30'da alıcının hesabına düştü. Yani şehir dışına gitmiş olsak satıcı bizi akşama kadar rehin tutar. Belki gazını alamayıp polise bile gider. Bu umurlarında mı? Değil tabii.
Üstelik aldığım aracı sırf satış görünsün nakit bana gelsin diye tanıdığın üstünden kendime aldım. Böylece araç bende olacak ama tanıdık kullanmaya devam edecek. Para onun hesaba yatınca bana verecek. Basit senaryo. Ama ben "şehir dışına gitsem böyle mi olacaktı?" sorusunu sorduğumda aldığım cevap; "siz zaten tanıdığınızın aracını aldınız sizin için önemsiz bu." Saçmalığa bak
Gelelim sigorta + kasko muhabbetine; sözde 25 bin₺ kesinti yaptılar. Bana poliçeleri attıklarında en boş ve düşük özelliklere sahip sigorta ve rayiç bedellerden işlem gören sınırlı kasko yapılmış. Kaç para peki? Tam 33 bin ₺ ikisi beraber. Yani 8 bin ₺ kâr edecekken 8 bin ₺ daha zarara girdim. Bunu da arayıp sorduğumda genel merkezi arayıp sigorta birimini şikayet edin dediler. Şikayet ettim ve mobil uygulamadan talep açtım. Sonuç ne oldu? Hâlâ açık durumda bekleyen talep olarak duruyorlar.
Uzun lafın kısası; 500 bin ₺ almayı hedeflerken hesabıma girmiş olan para 467 bin ₺ oldu. Ekstra 20 bin ₺'de dosya masrafı. Zararımız -53 bin ₺ olmuş oldu.
Ben bu rakama takılmıyorum fakat en azından ne denli bir saadet zinciri olduğunu tecrübe etmiş oldum. Eğer girmeyi düşünen varsa hiç bulaşmadan paranızı döviz veya altın yapın. En azından kendi paranızın rezilliğini çekmezsiniz.
Okuyan herkese hayırlı akşamlar