Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
çocukluğumdan hatırlıyorum babamın yanında yancıyım, önceden kahvede bile kirli sakal zincir kolye vs takan "ipsiz, sapsız, işsiz hiç bi baltaya sap olamamış, it, köpek, çakal" muamelesi görürdü, çay bile isteyince doğru düzgün verilmezdi, parası önden peşin alınır 10 dk sonra soğuk gelirdi bi daha gelmesinler diye, onlar ayrı bi köşeye alınırdı... günümüzde afedersiniz düzgün traşını olan, etliye sütlüye karışmayan, ağzını açmayan insanlar "asosyal, ezik" yada acaba "lavmancı, sütlü kahve mi" gibi iğrenç ithamlara ne zaman geldik ben anlamıyorum... eskiden kıraathaneler bile gazete okunan, bulmaca çözülen, iş çıkışı sohbet edilen, hasbihal edilen gündem politika, siyaset konuşulan yerlerdi, mahallede lafı sözü itibar edilen kişilerin çevreyi mahalleyi daha iyi nasıl hale getiririz diye muhtarla konuşulup hasbihal edildiği yerlerdi, hele akşam yemeği sonrası mahalle hanımları tek evde toplanıp gün yapımından hallice çay çekirdek mısır patlatıp dizi izler dedikodu yapar, erkekler kahveye yollanırdı, giderdiniz o sobanın başında eli saz, gitar, keman tutanların bi nevi alkolsüz türkü barı olurdu, sazı sözü şiiri güzel sanatları olan yerlerdi. günümüzde bile millet kıraathanesi, millet bahçesi adı altında yapılmak istenen şeyler bunlar... günümüzde gizlice kumar oynanmayan kıraathane kalmadı. insani değerlerimiz çok değişti...medeniyet, saygı bitti, konuşulacak mevzu kalmadı, kim kimden güçlüyse ezer geçer anlayışı doğdu. tarttın kim üstün, üstüne bas geç gibi bi anlayış olmamalı.
vay be siz de çok iyi zamanlara değinmişsiniz. değil mi nasıl bir dönemdeydik. her şeyin parayla olmadığını kültürümüzü öne çıkartarak yaşardık.