Maden ocakları bildiğim kadarıyla teknik yenilenme konusunda çok berbat. Zonguldak merkezde 1 günlüğüne özel bir maden ocağına girdim. Kömürtaşıyan lokomotif berbat durumdaydı. 4-5 işçi el yordamıyla trene destek oluyordu. Tren raydan çıktı ve işçiler ite kaka raya oturttular. O sırada vagonlarda 2-3 ton kömür vardı.
Madenlerde işin yükü işçiye yükleniyor. Bu ülkede işçinin köpek kadar değeri yok.
Herşey bir yana, devlet maden işletmelerinde yaşanan hırsızlık ve yolsuzluğun haddi hesabı yok. En alt işçisinden çavuşuna mühendisine kadar... Devlet de zarar edince ocakları özelleştiriyor. özel şirketler de işçinin suyunu sıkarak kar etmeye çalışıyor.
Bu detaylar herkesin bildiği şeyler. Ancak herkes işine geldiği kadarını umursuyor.
***
Sözde emeğin kenti Zonguldak hem emek sömürüsünde; hem de bazı işçilerin yaptığı hırsızlıkta üst seviyede. Herkes bu SİSTEMe uyup hayatını kurtarma derdinde.
Ne VERİMLİKİK, ne AHLAKİ DÜZELME, ne de İNSAN HAKLARI konusunda milim ilerleme olmaz.
***
Yıllar önce de işçiler Ankaraya yürüdü, ancak başlarındaki sendikacı Jaguar sahibiydi. İnsanlar hükümete söverken işini biliyor, ancak işçi emeği üzerinden rant devşiren jaguarlı sendikacıları, kart basıp mesaiyi kahvede tamamlayan madencileri, tır dolusu malzemeyi çalan mühendis ve çavuşları kimse eleştirmiyor.