Hocam öncelikle şunu anlamanız gerekiyor; insan fiziki gibi gözükse de aslında ruhani bir varlıktır.
Ruhu tatmin olmayan her insan, gerçek anlamda mutsuzluğa çok açıktır.
Elon Musk'ın canım çok sıkılıyor (alt metni = mutsuzum) demesi aslında tesadüf değil.
Kendinize koyduğunuz hedefler, ruhunuz ile uyuşmuyor. Bu çok açık.
Daha önce birşeyi netliğe kavuşturmanız gerekiyor;
Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum?
Alt temelde bu sorusu cevaplanmamış insanlar, ruhani olarak eksik kalmaktadırlar.
İnanç temelli eksik bir insan olup, doğduğu ve büyüdüğü andan itibaren bir yarış atı misali koşmaya başladıkları için,
neden koştuğunu sorgulamayı dahi bırakıp, ''nasıl daha hızlı koşup birinci olabilirim'' e odaklanmaya çalışıyorlar.
Ancak bu ''varoluş sorusu'' ruh ile uyuşan bir çerçevede cevaplanmadığından, bazı bünyelerde bu bir ikilem oluşturabiliyor.
Anksiyete dahil birçok hastalığın tedavisi neden ''Ruh ve Sinir Hastalıkları'' bölümünde işlendiğini daha iyi anlamış olduk sanırım.
Jim Carrey, dünyanın en başarılı komedyeni benim fikrimce. Ancak son 10 yıldır depresyonda. Bunun sebebinin de aslında tamamen bu olduğunu düşünüyorum.
Kendisi itiraf ediyor ''herşey anlamsız'' sözüyle. Sorgulamaya çok geç yaşta başladığından, bu süreç onun için çok daha ağır geçiyor.
İnsanoğlu, bedeni doyurduğu bir hayata tüm yatırımını yapıp, ruhunu aç bıraktığında, maalesef hassas bünyelerde sorun oluşturabiliyor.
Muhteşem bir yaklaşım vardır;
''Aslında kırıldığı yerden ışık alır insan.''
Bu rahatsızlığınıza kulak verin, asla sizin kötülüğünüzü istemiyor. Asla sizi üzmek için gelmedi.
Sizi bir ömür ve hatta ölümden sonra dahi rahat ettirmek için şuanda sizinle.
Sizi kıran ve yıpratan hangi hastalığınız var ise, size bir şeyler anlatmak istiyor.
Şimdi şunu diyebilirsiniz; yahu şuursuz akılsız bir hastalık nasıl bana birşey anlatmaya çalışabilir?
Aslında doğru bir yaklaşım. Şuursuz bir olay, şuurluymuş gibi davranıyorsa, demekki o hastalığı yöneten, perdenin ardında şuurlu bir El vardır.
Allah size, ''Kulum, önceliğini dünya yapmayı bırakmalısın. Öncelik Ben'im ve Sen'sin.'' mesajını veriyor aslında.
Bunu anladığınız anda hayat değişiyor. Bakış açısı rahatlamaya başlıyor.
Çaresiz gibi hissettiğiniz anlar, aslında çarenin ta kendisi olmaya başlıyor.
Allah'a inancınız var ise, acil şekilde Allah'ı araştırmaya-öğrenmeye-yaşamaya başlamanız ve
hayatınızı idame ettirmek için zorunlu para kazanma eylemleri dışındaki çoğu zamanınızı buna ayırmanız gerekiyor.
Eğer Allah'a inancınız yok ise, inançsal olarak kendinizi bir kere daha sorgulayıp, felsefenin dahi ilk 3 sorusu olan Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? sorularını ciddi anlamda
tekrar ele almanız gerekiyor. Zaten hakkını vererek yapılan her araştırma, tüm ibreyi Allah'a çevirecektir. Bu konuda size videolu anlatım olarak birçok kaynak gösterebilirim.
Tekrar söylüyorum, ruhani tarafı ağır basan bir varlık olan insan, sadece bedensel ihtiyaçları için yaşadıkça, ruhu ile çatışmaya başlar.
Bu çatışma, her bünyede bambaşka etki uyandırır. Kimi ruhunu öldürür, zalim ve vicdansız olur. Kimi ruhuna cevap verir. Kendini tekrardan inşa eder.
Buradaki çoğu arkadaşın tavsiye ettiği ilaç-doktor yaklaşımları, ruhunuzun size olan mesajını susturmaya yardım edebilecektir.
Ancak ruh hakikatten susmalı mı bu noktada? Dünyada dahi sonsuz tatmin ve mutluluğu yaşama fırsatı bulmuşken, hakikatten ruhu sessize mi almak gerekiyor?
Ağlayan bir bebek size kendini duyurmak isterken, bebeği sessize almak, o bebeğin sıkıntısının geçtiği anlamına mı gelir?
''Aslında kırıldığı yerden ışık alır insan.''
Bunu sakın unutmayın. Ve inanın; bu rahatsızlığınız size inanılmaz bir mutluluğun gelmesine vesile olacak.
Öyle bir mutluluk ki bu, diğer suni ve sahte tüm mutlulukları gölgede bırakacak cinsten...
Allah yardımcınız olsun, sizin için herşey çok daha güzel olmaya hazırlanıyor inşallah. Ben buna inanıyorum...
Tam olarak bahsettiğiniz çatışmanın içindeyim. Ya ruhumu öldüreceğim ya da yeniden inşa olacağım ama ikisini de nasıl yapacağımı bilmiyorum. Sonu neresi bilmediğim bir yolda yürüyorum. Bahsettiğiniz Jim Carrey gibi hayatın anlamsız olduğu fikrine çok kez kapıldım, bende her şey inancımı tanrıyı sorgulamaya başladıktan sonra oldu. Yazdıklarınız hem iyi geldi hem de sorgulattı ama ben şimdi ne yapayım hocam, hangi yolda gideyim ve bu ruhani yollardan hangisini nasıluygulayabilirim bunu bilmiyorum. İşe mi gireyim, sevgili mi yapayım, oturup tüm gün bunları mı sorgulayayım, ne yapayım inanın bilmiyorum, bu sokak bana çıkılmaz hissettiriyor ama içten içe dediğinize inanıyorum, belki de başıma fiziksel zorluklar gelecekken bu geldi, belki de Allah ya da Tanrı bana hazırladığı güzel şeyler için beni sınıyor, beni ölçüyor. Dayanılmaz bir acı, keyifsizlik, geç kalmışlık hissi ve huzursuzlukla doluyum. İyi dilekleriniz için de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Bu ifadelerinizin değerini ölçemezsiniz, benim durumumdaki biri için bunları duymak çok önemli hatta hayati bir mesele diyebilirim.