SaatciAdam adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu kadar değil. Dilan Engin Polat için bile savunucular vardı görmemiş değiliz. Yapmayın bu kadar adam size domuz Eti yedirmiş ortaya çıkmış, siz bunu yapanı cezalandırıp bi daha yapılmamasını saplayacağınıza kimsenin cesaret edememesini sağlayacağınıza savunuyorsunuz.
.
Devletin bakanligi enflasyon yuzde 80 de diyor ama ben markette yuzde 300 goruyorum. Dilan Engin Polat konusunda ise; kara para akladiklarina inaniyorum, savunmuyorum. Ama demekki aklamiyolarmis(?) ki serbestler suan. Demek istedigim inandiricilik meselesi, asagida anlattigim gibi.
Dixon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ancak denetime gelmeden önce denetleyenlerden biri haber verirse ilgili işletme kendini denetime hazırlar buda suçtur.
Ustteki bilgiler icin tesekkur ederim. Deginmek istedigim tam da burasi.
--
Devletin (ve memurunun) sozu senettir: inandiriciligi sorgulamaya/supheye yer birakmaz, arkasini doldurur. Denetimi yapan bagimsiz, objektiftir.
Oyle ki,
"Yok hocam yalandir karalamadir" diyenlerinki kompo teorisi oluyor evet. Bu iddanin arkasini doldurulamiyor.
AMA;
Oyle bir noktaya geldik ki, ozellikle denetim mekanizmasinda, artik devletede guven kalmadi, devletin sozleri de komplo teorisi gibi oldu artik. Deprem konusundaki denetlemelere girmiyorum bile. Bu inanmama mevzusunu da buna dayandiriyorum. yoksa onceki yillarda yapilan denetlemelerde neden bu kadar sukse olmazdi-kimse yok yalandir demezdi buyuk firmalara bile.

Ozetle SAHSI dusuncem, denetim mekanizmasi inandiriciligi kalmadi. Bu konu bile bizden/bizden degil e alet ediliyor gibi geliyor bana. Konuya mesajimda ondan, yoksa herkes ozgur, devlet kararinin geregini yapar, subeyi cezalandirir, kapatir. musteri gider ya da gitmez.