Hepten GSS'ye benzettiler. Adamın parası olsa zaten bedelliyi zamanında yapar. Parası olmadığı için bedelliyi ödeyemeyen adamı ay bazında borçlandırmak nedir? Ayrıca, hem askerliği hem de gün başına gelen cezayı ödedikten sonra hapis cezası nedir? Hem 2 bedelli parası ödeyecek, hem de hapse girecek.
Cezaların caydırıcı olması ve kişileri mağdur etmemesi beklenir. Zaten tüm hukuk sistemi bunun üzerine kurulu. Hukuk anlayışını komple değiştirdiler sanırım.
Yurt dışı ile ilgili de bilmeniz gereken bir takım şeyler var;
- Herkes maddi olarak şahane yaşamıyor. Çoğusu borç takip ediyor, haliyle ekstra 4-6 bin dolar çıkarmak, herkes için kolay değil. Zaten Türkiye'den yurt dışına giden büyük çoğunluk, kaçak göçek yaşayan işçi sınıfı. Yurt dışı dediğiniz yer sadece ABD değil, aynı zamanda Sudan. Her ülkede o kadar para da yaratamaz herkes.
- Kimisinin yerini yurdunu bırakma şansı yok. Bunun ülkesine ve bölgesine göre nedenleri var.
- Kimisinin yaşadığı ülkedeki oturum tipi nedeniyle, o ülkeden 6 ayı geçecek biçimde çıkma şansı yok. Tüm izinleri iptal olur, yeniden göç sürecine girer. Her şeye sıfırdan başlar.
- Adam X ülkede hastalanmışsa, askerlikten muaf olması gereken bir konu varsa, hayatı boyunca kaçak kalır. Çünkü konsolosluklar tecil ve bedelli dışında işlem yapmıyor. Türkiye'ye gelse ve Askerlik Şubesine gitse, ASAL, dış temsilciliklere bağlı insanların işlemlerini yapmıyor ve Türkiye'ye taşınmaya zorluyor. Bu durumda, adamın Türkiye'ye ikametini aldırıp, ASAL'a gidip, sürece girmesi gerekiyor. Zaten kaçak gözüktüğü için de önce askere yolluyorlar, sonra oradan komutanı falan ikna etmen gerek askeri hastane için. Dalga geçer gibi.
- Vatandaşlık sırası bekliyor olabilir. Bu durumda, sıra beklediği ülkeden tek takvim yılı içerisinde 6 ayı aşan çıkış yaptığı için, her şey sıfırdan başlar. 5 yıl bekleyecekse, yeniden 5 yıl beklemek zorunda kalabilir, ya da bu hakkı hiç edinemeyebilir.
Yani, yurt dışındaki adam için bedelli bir seçimden ziyade, bir zorunluluk gibi. Elbette herkes için geçerli değil bu.