kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Evrimsel süreç ile bugünlere gelmiştir.
Olaya siz direk bebek doğuyor ve her şeyi algılıyor olarak bakıyorsunuz ama o bebeğin bugünlere gelmesi için gereken süreç çok uzun yılları kapsıyor.

Bebeği 0 noktası olarak kabul etmemek gerekiyor. DNA'larında yüz binlerce yıllık veri var.

Yani ilk insanların algıladığı şeylerle bugün ki insanların algıladıkları çok farklı.


Benim şahsi görüşüm hepimiz evrenin bir parçasıyız , evren içersin 'de evrenin kurallarına göre yaşıyoruz.
Tanrı varsa bile bu bilinen dinlerle alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bu kadar büyük bir evrende bir tanrı kendini su götürmez olarak ispatlayacak bir delili çok rahat gösterirdi.

Tabi dinde kanıt olsa sınav olmazdı deniyor ama 4000 tane din var , madem kanıtsız inanılabiliyor , 4000 din olduğunu düşünürsek , 4000 farklı sınav var , şansına hangisi doğruysa gibi bir durum oluşuyor.
İşin dini boyutuna fazla girmek istemiyorum.
Evet dini boyuta girmeden yorumlamak daha iyi gibi inanç kısmını sorgulamak istemiyorum. Olaylara bilimsel olarak baktığımızda fikirlerimizi paylaşmak istedim.

Sizinle aynı fikirdeyim; geçmişten günümüze, nesiller boyunca genetik mirasla bir gelişim süreci yaşanmıştır. İlk insanlar, beyin algıları bugünkü kadar gelişmediği için, çevrelerini o zamanki anlayışlarına göre yorumluyorlardı ve fizikleri de bu duruma uyum sağlıyordu. Ancak, gelişim sadece insanla sınırlı değil. Enerjinin var olduğu her yerde, durmaksızın bir büyüme ve evrim süreci devam ediyor. Bu, adeta bir tohumun toprağa düşüp filizlenmesinden, zamanla güçlü bir ağaca dönüşmesine benzeyen bir süreç. Zaman, her şeyin sonsuz bir döngü içinde ilerlediği bir mecra gibi.