muhammedislam adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
O yüzden güzel dinimizi öğrenip bilinçli bir müslüman olarak yaşamalıyız. Bu açığı gören küffar yapı cemaat tarikat adı altında cahil insan yığınlarını çok iyi manipüla edebiliyor. İnsanların cahil bırakılması bilinçli bir operasyondu ve cumhuriyetin kuruluş yıllarına dayanır.
Hocam güzel dinimizle ilgili o kadar çok şey okudum ki. Hayal bile edemezsiniz. İnsanların cahilleşmesi cumhuriyetin kuruluşu ile başlamadı. Tam aksine cumhuriyetin kuruluşu ile insanlar karanlık çağdan aydınlık çağa geçti. Aksine Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde cahilleştirildi.

Selçukludan itibaren Arapların, Türkleri asimile etme süreci başladı. Dini kullanarak Türkleri asimile ettiler. Osmanlı döneminde de bu süreç devam etti. (Diğer padişahlara nazaran 2. Mahmut döneminde bazı yenilikler yapıldı. Bu yeniliklerden dolayı bazı din adamları gavur padişah lakabını taktılar.)

Sizin bugün Türk kültürü olarak gördünüz çoğu şey aslında bize Araplardan geçti. Türkiye'deki kullanılan isimlerin bile çoğu Arap ismidir. Türklerin alfabesi Göktürk albesiydi. Alfabeyi Arapların alfabesi olan Arapçaya ile olarak değiştirdiler. (Şuanki nesil Göktürkler, Hunlarla ilgili çeşitli kaynakları okuyamıyor.)

Cumhuriyetten önce insanların çoğunun okuma yazması yoktu. Devlet yöneticilerini ilah gibi algılatıyorlardı. Eleştirmek yasaktı. (Zaten devlet yöneticileri halife sayılıyordu. Halifeyi eleştirenlerde dinden çıkar algısı vardı.) Devlet yöneticilerini eleştirenlere münafık olarak bakıyorlardı.

Köylerde köylüler köle gibiydi. Mesela tarlaların çoğu devlete aitti. Köylüler çalışır devletin önde gelenleri yerdi. Köylülerde sefalet içinde yaşardı. (Köleden farklı olarak köylüler askerlik zamanı gelince askere de giderdi.) Köylüler üretir, tımarlı sipahiler tımar toplardı.

Osmanlı döneminde, köylerde okul yoktu. Sadece başkent İstanbul'da 5 yıllık eğitim görmek zorunluydu. Diğer şehirlerde eğitim zorunlu değildi. Köy okulları projesi cumhuriyet döneminde gerçekleştirildi. (Köy enstitüleri) Köylerde okul yapılınca köy ağaları bu durumdan şikayetçi oldu. Çünkü köylerde okula gidip eğitim gören, kitap okuyanlar ağaya karşı geliyordu. Ağalarda bu durumdan memnun değildi. Köy okulları hakkında çeşitli iftiralar attılar. Ve köy enstitülerini kapattırdılar.