41 yaşında bir abin olarak yaşadığım bir olayı anlatmak isterim biraz özel olacak ama ders niteliğinde.
Çok sevdiğim bir kız vardı o zamanlar halk oyunu oynuyorum ve sürekli beraber gidip geliyoruz onu alıyorum kursa gidiyoruz kurstan çıkıp yemek yiyoruz onu evine bırakıyorum sürekli bu şekilde.
Bir gün ben içimden geçenleri dile getirdim ayrılan taraf o oldu gerçi ama olsun. ben seni arkadaş olarak görüyorum başka birşey düşünemiyorum dedi ve halk oyununu bıraktı. Bende bıraktım gitmedim 2 yıl emek verdiğim ve en kıdemli adam olduğum dünya şampiyonu oldukları dönemde olma şansım varken ben bıraktım.
Evde senin şuan yaptığın gibi ağlıyorum.. Babam odama geldi kim lan bu seni üzen...
Bana bir kız vardı dedi. gidelim kaçıralım dedi.
Yok baba kız istemiyor beni falan filan derken bir hastalandım zone rahatsızlığı geçirdim.
Aile doktorumuz var yıllardır herşeyimizi bilen taa babannem dedemden beri bizlere bakan.
benim o halimi görünce gittiğimizde, anneme dedi çıkarmısın ben muayne edeğim.
Bana bir tokat salladı babamdan yememişimdir.
--- Oğlum daha gençsin. hiç bir şey için kendini üzmeye değmez. daha hayat karşına çok şeyler çıkartacak.. ilk sahnede bu duruma düşersen daha toparlayamazsın kendini dedi.
Halbuki birşey söylememiştim kendisine durumum hakkında.
Neyse yediğimiz iğneler ile kaldık.
Çok anlamsız oldu ama hayatta hiç kimse ve hiç birşey için üzülme. Çokta relaks olma. sadece zamana bırak zaman acayip birşey.
Hakkını helal et saygılarımla.
Çok teşekkürler gezgin abi dikkate alacağım