Acil hizmetler ücretsizdi, ücretli oldu.
Emekli ilaca para vermezdi, verir oldu.
Çalışanlar cuzi bir miktar para verirdi, cuzi kelimesi TDK'dan kaldırıldı.
Muayene ücreti yoktu, muayene ücretini herkese yansıtmaya başladılar. Hastanede bir şey ödemiyorsunuz, ancak, eczaneye ilk gittiğiniz reçeteye yansıyor.
Madem bu kadar para veriyoruz, hizmet alalım bari diyorsunuz. Doktorlar gitti, yerine gelenlerin mesleği ciddi anlamda kafa karıştırıcı. Bugün ChatGPT ile tedavi olma şansınız, devlet hastanesinde tedavi olma şansınızdan daha yüksek.
Buna benzer uzun bir sıralı liste yaparım size, ama değmez.
GSS dediğiniz şey, yasal değildir. Devlet yasa diyince, yasa oluyor. İnsan haklarına uyuyor mu? İmkanı yok. Çünkü, bir kişinin rızası olmadan ona sigorta yapıyorsunuz. Kişiye sigorta borcu ilan edip, hastaneye almıyorsunuz borcu olduğundan ötürü. Kişinin aylarca borcunu biriktirip, servet haline getiriyorsunuz. Sonra, kişi geçmişte hastaneye alınmadığı ayların parasını da ödüyor. Madem bu adamdan parayı öyle ya da böyle alacaksınız, neden tedavisine engel oluyorsunuz?
Bakın, Türkiye'nin ekonomik önlem olarak gördüğü şey, halkı borçlandırmak ve daha çok ödemesini sağlamak. Halk. verilen her şeyi normal karşılıyor, çünkü cehalet içerisinde. Durum şu kadar kötüyken, genç insanlar bir şeyleri okuyup öğrenmek yerine, sürüye uyup, aynı şeyi sürdürüyorlar.
Az önce de bir tanesi "Suriyelilere para verilmiyor, kanıtla" yazıyordu. Bak bu cehalettir.
Benim giremediğim hastanede, Suriyeli bedavaya doğum yapıyor, ve hastane ona masraf çıkarttığı için şikayetçi oluyor, basına yansıyor, masrafları siliniyor.
Benim Suriyeli olan bir arkadaşım, üniversite kayıt dönemi bittikten sonra, bir sınava dahi girmeden vakıf üniversitesine kayıt oldu. Bu üniversiteler, Suriyeli öğrencilere para gözüyle bakıyor, çünkü onların parasını devlet yaptığı anlaşmalar neticesinde ödüyor. Aynı arkadaşım, ailesini dahi İstanbula getirtti. Ne kira ödedi, ne sağlık hizmeti, ne özel üniversite eğitim bedeli. Üniversite sınavına dahi girmeden öğrenci alınmasını ağzımız açık izledik. Şunu birine anlatsanız, kanıt sorar size. Devlete anlatsanız, adınız dağa çıkanlarla bir anılır. Bir cumhuriyet savcısı görse, müdahale etmez. Bir tanesi de kalkıp şu soruyu sormuyor: "Devlet AB'den Suriyeliler için ne kadar aldı, Suriyelilere ne kadar harcadı".
Yazdığım her şeyin cevabı GSS gibi saçmalıklarda saklı.
Yurt dışı çıkış harcında saklı.
X defter bedelinin asgari ücret fiyatlarına çıkmasında saklı.
Yurt dışından telefon getirmenin, telefonun kendisinden daha pahalı olmasında saklı.
Kısaca, GSS borcu, muhtemelen içine girdiğiniz borçlar içerisinde sadece bir tanesi ve öylesine küçük ki, muhtemelen yarın adını dahi hatırlamayacaksınız.
Ben şahsen bunların hiçbirini ödemiyorum. Hiçbir gelecekte de ödemeyeceğim.