Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı'nın son safhası idi. Kesin sonuç beş gün içinde elde edildi. Çalköy'de bulunan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa 30 Ağustos'ta ordulara bir bildiri yayımlayarak tarihî "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” emrini verdi.[4]
Taarruz emri ile birlikte İzmir yönüne doğru ilerleyişe geçen Türk ordusu birliklerinin en önünde Fahrettin Altay Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu bulunuyordu. Kolordunun üç öncü süvari tümeni (1., 2. ve 14. tümenler) birbiri ile yarış halinde farklı kollardan İzmir'e doğru ilerledi.[5] Şehre ulaşan ilk birlikler 9 Eylül sabahı Kadifekale, Sarıkışla, Karşıyaka, Paket Postanesi' ve Hükûmet Konağı'nda göndere Türk bayrağını çekip İzmir'in kurtuluşunu ilan etmiştir.[5]

9 Eylül 1922, Türk Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlandığı ve İzmir’in Yunan işgalinden kurtarıldığı tarihtir. Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk ordusu, İzmir'e girerek şehri düşman kuvvetlerinden arındırmış ve bu zaferle Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesi taçlanmıştır. İzmir’in kurtuluşu, Türk milletinin özgürlüğe olan inancını simgelerken, Cumhuriyet'in temellerinin atılmasında da önemli bir adım olmuştur. Günümüzde bu tarih, İzmir ve tüm Türkiye'de büyük bir coşkuyla anılmaktadır.

9 EYLÜL İZMİR'İN KURTULUŞUNUN ÖNEMİ NEDİR?

9 Eylül 1922, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en büyük zaferlerinden biridir. Bu tarih, İzmir'in Yunan işgalinden kurtarılmasıyla Kurtuluş Savaşı'nın zaferle taçlandığı günü simgeler. İzmir’in kurtuluşu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde kritik bir dönüm noktası olmuş, Türk ordusunun zafere olan inancı ve milletin özgürlük mücadelesi somutlaşmıştır.



Kaynak: 12