nemesisqwe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba iyi akşamlar lütfen dediklerimi yanlış anlamayın
Eğer evlenmek istediğiniz kişinin çocuğu yoksa bı durumu gözden geçirin derim
hayatını tamamen onun üzerine kurmuş durumda olsa bile kendi çocuğu olduğunda işlerler değişebilir hakkınızda hayırlısı olsun
Teşekkür ederim değerli yorumunuz için, elbette o döneminde zorlukları olacaktır.

onrgrgn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
merhaba bi arkadaşım var bayan kendisi psikolog dilerseniz iletişime geçip bilgi alabilirsiniz
Çok sevinirim. Sizden bilgi bekliyorum.

FunkyTr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Gerçekten çok güzel düşünmüşsünüz bu konuda. Anlattıklarınıza bakıldığında arada bir bağ kurulmuş gibi görünüyor. Ama bu en önemli sorun değil burada bana göre. Hayatımız boyunca biz yetişkinlerde aynı ortamda bulunmak istemediklerimizle bazı nedenlerden ötürü bağ kurup aynı ortamları paylaşmak zorunda kalabiliriz. Burada olması gereken o bağı güzel bir şekilde ilerletip sevgi saygı çerçevesinde devam ettirebilme yolunda olmak. Çünkü evlendiğinizden sonraki süreçte bu bağ iki tarafında davranışlarına göre şekillenecektir ve ergenlik döneminde bu durum en keskin viraja girecektir tabiri caizse çünkü erkeklerde ergenlik süreci gerçekten sıkıntılı geçiyor (asabiyet, vurdumduymazlık, karşıki dağları ben diktim oraya v.b duygu ve düşünceler). Ayrıca yukarıda bir hocamızın bahsetmiş olduğu eş adayınızın bir çocuğunun olup olmaması ya da ilerleyen süreçte bir çocuğunuzun olması gibi durumlar arada kıskançlıkla başlayacak sıkıntıları meydana getirebilir. Bu noktada oğlunuzun bir pedagog ile görüşmesi gerektiği düşüncesine katılmakla beraber ( şuan eş adayınızı bir abi gibi görüyor olabilirken birden baba figürüne sokmak istemeniz ters tepebilir) aynı zamanda ebeveynler olarak böyle bir durumla ilgili hazır olup olmadığınızla ilgili bir uzman görüşmesine sizinde katılmanızda fayda var.

Çok yakinen tanıdığım bir arkadaşımın buna benzer bir olayı vardı kendisi kızdı tek fark olarak ve 19-20 yaşına geldiği süreçte aralarındaki bağ zedelenmişti ve bu süreçte gerçekten üzülmüştü çünkü onu kendi babasından bile daha çok sevip saygı gösteriyordu. Üvey babası sevmiyor değildi şiddet vb de yoktu. Objektif bakış açısıyla söylebileceğim tek şey aralarında düzgün bir iletişim kuramıyorlardı. O yüzden olaya tek taraflı olarak bakmayın lütfen oğlunuzun psikolojik durumu önemli olduğu kadar sizlerin bu çocuğa bu şartlar altında layıkıyla ebeveynlik yapıp yapamayacağınızdan emin olun. Bizim ebeveynlerimizin bizi karetta karetta kaplumbağaları gibi saldığı dönemden çok uzaktayız gerçekten.

Dipnot: Gelin arabasında zarf olacaksa bir Ada'lı olarak gelin arabasının önünü kesmeye talibim
Değerli zamanınızı ayırıp yorumladığınız ve fikirler verdiğiniz için teşekkür ederim. Bir adalı olarak sizleride düğünümüzde görmek isteriz o halde

Angelicakaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikli olarak başınız sağ olsun. Sonrasında ise yeni çıkacağınız yolda mutluluklar dilerim. hayırlı olur inşallah.


Sizin de düşünmüş olduğunuz gibi bir uzmanla görüşmek çok daha iyi olacaktır ama bir anne olarak sağ duyum ile yorum yapacak olursam; mutlu anne mutlu çocuk manasına geliyor. Bir kaç uç noktada örnek dışında, benzer senaryolarda evlilikler yapıp bunun yüzünden çocuğunu ihmal eden anne sayısı oldukça az zaten. Siz o dengeyi her zaman bulacağınız için çok ciddi bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum. Siz mutlu olduğunuz sürece ve çocuğunuzun rutini bozulmadığı sürece, çocuğun da mutlu olmaması için bir sebep göremiyorum. Tabi ki süreç içerisinde oğlunuz için değilse bile sizin için ve müstakbel eşiniz için zorlayıcı bazı anlar olacaktır ki özellikle ilk dönemlerde herkes birbirine karşı bağlılığını ve samimiyetini kanıtlayana kadar geçecek olan süreç en zoru fikrimce.. Bilhassa da sizin, zaman zaman ne yapmanız, ne hissetmeniz gerektiğini bilemeyeceğiniz anlar mutlaka gelecektir ama eğer her şey yolunda gidecek olursa bu dengeler de mutlaka yerine oturur bir noktada.

Bir de mevzuyu mevzu haline getirmezseniz ve çevrenin de eleştirilerine açık tutmazsanız bence tüm süreci yönetmek daha kolay olur. Bir anne olarak, tabi ki önceliğiniz bir ömür boyu evladınız kalacak zaten ama koşulsuz şartsız, kendi hayatınız için hiç bir şey yapmamanızı bekleyen, ömrünüzü sanki bunun çocuğa bir faydası dokunacakmışçasına %100 çocuğa endekslemenizi bekleyen bakış açısında insanlar da olabilir çevrenizde.. Güya iyi niyetli ve yapıcı yorumlar yapmalarına bile müsaade etmeyin. Zira bu tip insanlar durduk yere insanı suçluluk hissettirirler ve çocuğunuzun da hiç öyle bir durumu olmamasına rağmen, kendine acıyarak büyümesine yol açabilirler ki hayatın doğal akışındaki zaman zaman nahoş ama yine de hayatın normal bir parçası olan bazı şeyler sırf bu tip yaklaşımlar yüzünden çocuklarda travmatik anılar olarak yer ediniyor.
o kadar güzel yorumlamış ve zaman ayırmışsınız ki çok teşekkür ederim. Zorlu ama başaramayacağımız bir yolculuk umarım olmaz bizler içinde.

SEOPro adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
6 yaşındaki çocuk üvey baba kavramını kavrayamaz
Keşke çocuk 12/14 yaş aralığında olsa
Üvey kavramı olarak tabi ki anlatılmayacak sadece baba rolünü üstleneceğini anlatmak, ona zamanı gelince babalık zamanı gelince dost arkadaşlık yapacağını birlikte yaşacağımızı anlatmak önemli olan.