Selam olsun,

Bazen alengirli cümleler kurup her kelimeye taşıyabileceği anlamın fazlasını yüklemek istiyorum.
Vuracaksın kırbacı yan yana gelmek istemeyen kelimelere, ortaya zoraki yan yana gelmiş acı dolu cümleler çıkaracaksın diyorum.
Zamirler, edatlar yada bağlaçlar hepsi çıldırmış gibi sağa sola koştururken TDK den yaptığım kementle tek tek yakalayıp daha sonra kaybolmuş kifayetleri üzerine tecahül-ü arif sanatını icra edesim var.

Sanatın zanaata dönüştüğü bir dünyada Emperyalizmle savaşta ölen CHE'nin bile tişörtüydü, zippo çakmağıydı üzerlerinde resmiyle bu sisteme meze olduğu dönemde benim gibi birinin yazılsa bile okunacak bir esamesi olabilir mi? Bu soruyu soracak bir Abidinim bile yoktu oysa.

Bazen diyorum hicaz makamında ya da daha ileriye götürüp kürdilihicazkâr makamında kalayım, çıkartmayayım başımı saklandığım notalardan ama ne mümkün...
Bedeni bakir vicdanı yollu bir dolu insanı görünce ağızlarından çıkan kötülüğe bürünmüş karanlık cümleleri duyunca alıyorum elime ivgimi vuruyorum aslı odun olanların dimağına.

İşlediğim cinayet edebi değil belki ama ebedi bir iz bırakacaktır çünkü maktul öldüğünün bile farkında olamayacak canlılardan insandır.
Yaşarken ölmüş insanların yaydığı o çürük ve kötü koku bedenlerinden değil vicdanlarından oldukları ortama yayılmakta. Derin bir nefes çekip anlamsızca öksürük krizi tutar ya işte o ciğerlerin ölü vicdan alerjisindendir. Nefesimi tutup kendimi korumak istesem bile çaresiz kalıyorum zira üstüm başım ciğerlerim bu pis kokuyla bezeniyor. Musalla taşına şezlonga uzanır gibi uzandığımızda paklanırız diye umut ediyorum.

Vicdanını koklayın insanların yaşayıp yaşamadıklarını uslu bir çocuk olmadan dahi görebilirsiniz.

Kimseye bir mesaj ya da ders vermiyorum, haşa.
Benim kimseyle derdim yok ki tek derdim kendimle.

Sevgiler.