Gutenberg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İyisiyle-kötüsüyle 10 sene hocam, az değil. İnsan çok kısa sürede dahi alışkanlıklar ediniyorken böylesi bir zaman aralığında eksik hissetmemek imkansız.

Naçizane önerim, acınızı-üzüntünüzü bastırmamaya çalışın, hatta en kralını yaşayın. Çünkü açığa çıkmayan hisler tohum gibidir, içte kaldıkça büyüyebilir ve böyle bir senaryoda sadece süreci uzatırsınız.

Hayat devam edecek zaten fakat burda bu kalan alışkanlıklar ve Google Fotoğrafların sürekli onu hatirlatan o bildirimleri. Neredeyse fotoğraflarım hep onunla ve artık nasıl bu işin içinden çıkarım bilmiyorum. Akıllı saatte bile ekranda onunla olan fotoğrafım var. Nereden değiştireyim ben birseyleri bilmiyorum. Onun aldığı kiyafetler veya eşyalar duruyor. Parfümü geliyor burnuma. Böyle bir durumu neden yaşadım anlamlandıramıyorum. Son konuşmadan 1 saat önce sorun yoktu değişkenlik olmuş kafayı yemek üzereyim ne oldu da fikir değişti onca yıldan sonra.