Polisle zabıyayla çözülecek mevzu değil ne yazıkki bu durumlar. Hır gür çıkmadanda bu sorun çözülmez bu da açık. 2007 yılında şehre taşındığımız ilk defa apartmanda otururken bu gürültü olayı başımıza geldi. Üst komsu terlikle yürür tap tap, veletler zaten sürekli bişe fırlatır düşürür tap tap koşar. Gider uyarırsın çocuk var napalım dövelim mi çocuğu. Söz dinletemiyorson döv tabiki. Söz dinlemeten çocuğun ne faydası olur kendine ailesine ülkesine. Hatırladıkça sinirleniyorum. Polisi ararsın gelir uyarır gider aynen devam eder süreç. Alttan vurursun o gürültü yaptıkça karşılıklı atarlaşırsın. Gidersin ev telefonu çaldırırsın sürekli rahatsız edersin. Elektirik sartelini bozarsın. Su vanasını kırarsın. Oda sana benzer seyler yapar belki. Gidersin gecenin bir yarısı camına taş atar kaçarsın. Oda sana atar. Uğraşır durursun böyle.

Çözüm nedir? Biz çözümü 2010 yılında bulduk. En üst kattan ev almak. Çünkü bizim şehirlerimizde şehirliden çok köylü var. Bu köylülerde apartmanda yaşamayı bilmiyor. Çocuk doğurur köpek yavrusu gibi tüm apartmanın başına bela eder. Gider balkon demirine çamaşır asar senin balkona su damlar. Gider örtü çırpar pislikler senin balkona gelir. Bunları yaşamaya hiç gerek yok. En üst kat candır. Gidin en üst kattan ev alın. Bende anne babamda kardeşlerimde hep en üst kattan ev almıştır. Sırf bu tarz köylülerle muhattap olmamak için.