eisenheim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Şimdi yazacağım şeyleri kendi hayatıyla kıyaslıyor diye düşünmeyin. Sadece belki düşüncelerinizi değiştirir ve faydası olur diye söylemek için yazıyorum. Normalde bunu konuşmayı ve dillendirmeyi asla sevmiyorum ama intiharın eşiğine gelmenin ne demek olduğunu bilen biriyim ve bazen insan ufacık bir kıvılcımdan kendine umut ateşleri çıkarabilir ve savaşmaya daha istekli olabilir.

Ben 13 yaşında annesini kaybettikten sonra bir gece yarısı babası tarafından sokağa atılmış ve 19 yaşına kadar sokaklarda yaşamış çalıştığı yerlerde uyumuş biriyim. Üzerimde bir mont ve bir okul elbisem vardı sadece. O zamanlar bir simit 50 kuruşa satılırken bayat simit 3 tanesi 50 kuruş olurdu ben bayat simitleri alıp öğünlere bölerek yaşadım çoğu zamanlar. Artık bir eve yerleşebilecek yaşa geldiğimde ise en huzurlu uykumu uyudum diyebiliriz. Çünkü sokaklarda ve cami şadırvanlarında kalmak hep mesele olurdu sürekli polisler gelirdi vs. Bir süre daha hayatım zorluklarla geçti ama bu zorlukları senede toplasan 3 gün gördüğüm ve sadece 3 saat yan yana kalabildiğim biri ve yaradana şükrederek atlatmayı başardım bir şekilde. Sonra o kişi çaresizliklerim ve imkansızlıklarım yüzünden ve bir ailem olmaması sebebiyle bıraktı beni ve bir başkasıyla evlendi. Hayatımın en zor bunalımlı kısımları tekrar başlamıştı ama bir şekilde yine acımı kendi kendime dindirerek atlatmayı başardım. Sonrası sürekli işsizlik sorunları ve beraberinde gelen yalnızlık derken intihar istekleri beraberinde geldi fakat onca sokaklarda kalıp kimseye yük olmadan yaşayan ben bedenimi kimseye yük etmek istemedim. Bundan 3 yıl önce beyin tümörü olduğum tespit edildi hastane koridorunda çaresiz yere bakıp içimde son kalan gülümsemeyle koridorun zeminine bomboş baktığım o zamanı hala hatırlarım. Bitmek bilmeyen tedaviler derinde olduğu için alınamayan bir tümör ve baş ağrıları derken iyiden iyiye koptum bazı şeylerden. 8 ay kadar önce ise evre 1 ve 2 ay öncede evre 2 akciğer kanseri teşhisi kondu. Ben ömrümde sigara veya alkol kullanmadım hiç. Sorun belliydi, sorun kendimdim. Duvarı nem yiğidi gam çürütür demiş eskiler. Bende olan şeyde tam olarak buydu. İçten içe ölüyordum bedenim çürüyordu. Fakat yine de intihara yönlenmek istemedim çünkü bedenimi yük etmek istemedim ve halada öyleyim. Bunu eğer sonuna kadar okursan dinle hocam, ölüm geride kalanlara ağır. Ben bile şu hayatta ailem olmamasına rağmen üç beş sevdiğime bu acıyı yaşatmamak için savaşıyorum. Sende yapmalısın bunu ve bu düşünceyi silmelisin. Baban için Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun ama annen yaşıyorsa ve kardeşlerin var ise onları düşün. Baban gittiğinde yaşadığın acıyı onlara yaşattığını düşün. Halledilemeyecek sağlıktan başka sorunun yoksa savaşmayı düşün. Yaşamayı düşün hocam sadece yaşamayı düşün. Kendin için, sevdiklerin için ve seni sevenler için.
Okurken gozlerim doldu hocam. Çok güçlü bir yapınız var. Ben öyle olamadım.