Yılların bilinen taktiğidir bu. Sazan sarmalı. %99 ihtimalle de öğrenci çocuk, işin içinde değil. Detaylı anlatayım:
D0landırıcı, sizin ilanınızdaki aynı bilgi ve fotoğraflarla ilan açar, piyasanın altına fiyat yazar hızlı satılsın diye. Birisi düşer. İşte o düşen kişi, öğrenci oluyor burada. Sonra ona "Telefonum kuzenimde, o verecek. Ama fiyat konuşmayın sakın, ona borcum vardı şimdi onu istemesin benden." gibi bir bahane uydurur. O yüzden gelen kişi sizinle fiyat konuşmaz. Piyasanın altına aldı bir de, keyfi yerinde tabii, niye konuşsun ki. Elbette d0landırıcı piyasanın altına yazmak zorunda değil. Olayları hızlandırmak için genelde öyle yaparlar.
D0landırıcı, size de "Ben şehir dışındayım, işim var." gibi bir bahane belirtir, kuzeninin gelip alacağını söyler. "Fiyat konuşmayın, hediye alıyorum, ben de kâr yapacağım." gibi bir sebeple fiyat konuşmanızı istemez. E siz de mutlusunuz tabii, ürünü sattınız hemen.
Öğrenci, parayı asıl satıcı o sandığı için, ona gönderir. Muhtemelen de kiralık banka hesabı veya kiralık Papara kullanıyordur karşıdaki. Yani kendi üstüne değildir. Konuştuğu numara da kendi üstüne değildir. Böylece kolay kolay yakalanmaz.
2. el araç, telefon, pahalı eşyalar vs. birçok alışverişte kullanırlar sazan sarmalını. Ama genelde başı yanan kişi, gerçek alıcı (sizin olayda öğrenci çocuk) olur. Çünkü parayı gönderir, d0landırıcı onu engeller. Sonra size para gelmez. Dolayısıyla malı vermez veya aracı devretmezsiniz noterde paranızı cebinize koymadığınız için. "Ee para gelmedi, neden acaba?" diye tartışırken de olaylar ortaya çıkar. Ama siz, yanlış bildirim yüzünden, mağduriyeti öğrenci çocuktan alıp kendinize yüklemişsiniz.
İşin garibi, sazan sarmalı olduğu 2 kilometreden belli olan olaya, avukatınızın "Çocuk da işin içinde olabilir." diye Sherlockculuk oynaması. Şikayet etmeyin demiyorum, edin; ama bu davalar çıkmaz sokak olabiliyor kiralık hesap durumları yüzünden. Şansınızı deneyin yine de. En azından araba falan kaptırmamışsınız, ucuza iyi bir tecrübe olmuş. Geçmiş olsun.