🔸Tugay Komutanı'nın bölük ziyareti esnasında kimseden çıt çıtmazken, kamuflajın içindeki tuşlu telefon radyosundan İrem - Hayalet Sevgilim'in çalmaya başlaması. Telefonu cebinden çıkarıp taşla ezmeye çalışmak. General'le göz göze gelmek.
🔸Koğuşa yarasa girmesi. Parkayla vurup düşürmek. Öldü sanırken tekrar canlanıp aklımızı alması.
🔸Yat saatinden sonra dışarı çıkıp merdiven altında gizli gizli sigara içerken, nöbetçi komutanın "naber aşkım" diye yanına bir anda çömelmesi.
🔸Gece 3-5 nöbetine giderken, yan ranzadaki şafağı doğan güneş olan arkadaşının sırf anın keyfini çıkarmak için uykusundan uyanması. "Ben mi yapayım, ben mi gideyim ehehehe." diye seni zorbalaması. Ertesi sabah sarılıp, ring aracına bindirmek.
🔸Bölük içtimasında tüfeğini düşürdüğün için "Silahım seni çok seviyorum, senden özür dilerim." şeklinde şınav çekmek.
🔸Çöp kutusuna bağırarak tekmil veren arkadaşını duydukça, esas duruşta hıçkıra hıçkıra içine gülmeye çalışmak.
🔸Android günlerinde sırayla tuvalete giden devrelerle dalga geçmek. (Askeriyede her türlü telefona android denir.)
🔸Tabura yemek az geldiğinde, doymadığın için kılık değiştirerek yemekhaneye girip tekrar yemek yemeye çalışırken yakalanmak. Komutanın seni sevdiği için "geç l*n geç" demesi.
🔸Beş parmağı ayrı bir şekilde Teğmen'e tekmil veren üst devre. Teğmen'in yanındaki uzmana dönüp: "Bu bana emekliliği sıkışmış albay selamı veriyor l*n." demesi. Gizli gizli sırıtman.
Şu an yat saati verilmişken, koğuşun ortasında cips-kola-sohbet yapmayı o kadar isterdim ki...
Özledik be kardeşim.