Merhaba arkadaşlar, herkese iyi geceler bu konuyu bazı insanların nasıl kayırıldığını ve sözde eşit şartlarda olduğumuz vurgulanan tsk da asla eşit şartlarda olmadığımızı belirtmek için yazıyorum.
Kesinlikle hiç bir kurumu itibarsızlaştırmak için açılmış bir konu değildir, elbette her yerde çürük elmalar vardır.

4 ay önce Amasya'da bedelli askerlik görevime gittiğimde, gidenler bilir herkese bir kağıt veriyorlar bu kağıtta sayı yazıyor ve sıraya alınıyorsunuz oradaki er'ler tarafından, ve sonrasında sizleri teker teker çadırların içine alıp kişisel bir form doldurtup bilgilerinizi ibraz ediyorsunuz, bu "fenomen" olan arkadaşımızı farkeden komutanlar, buna sen burada bekle seni farklı bir yere alacağız dediler ve sonrasında rütbesini unuttuğum bir komutan bu elemanı aldı ve "Senin torpilin büyükmüş" diyerek "fenomen"i yanına alarak gözden kayboldu, tabi bu sırada her kafadan bir söz çıkıyor bazıları "Ulan bak burada bile yırttı" diyor, bazıları ise geziparkı olayında polise karşı sergilediği tutumdan dolayı "Aha yandı bitti" diyor.

2-3 gün geçtikten sonra bizim soğuktan g*tumuz donarken, komutanımız yağmurun altında ayakta saatlerce bekletirken bu kişi ayağında ayakkabı ile sağa sola sahilde yürür edasıyla sivil kıyafetleriyle yürüyordu, o an sadece biz değil komutanlar başımızdaki rütbeliler bile şaşırmıştı ancak kimse ağzını açıp bir kelam etmedi tabii ki, sonraki günler bu "fenomen" i yazıcılık ile görevlendirdiğim için görevimden dolayı evrak işleriyle uğraştığım için sürekli görür oldum, diğer askerler askerlik faaliyetlerini yerine getirirken bu kişi bazen kantinde oyun konsolu oynuyor, bazen kantinin kenarında sigara ve kahve içip telefonda konuşurken, bazen komutanın sıcacık odasında sigara içerken hep karşıma çıkıyordu, bu durumları komutana bildirmemize rağmen komutanların cevapsız kalması ve yüzündeki mahcup ifade aslında olan her şeyi anlatıyordu.

Dahasıda var, bu "fenomen" askeri sınırların içerisinde kantin firmasının sivil aracı ile askeri sınırların içerisinde gezip can sıkıntısı gideriliyordu, bazen komutanların çocuklarıyla fotoğraf çektirip onlarla eğlenip gününü geçiriyordu. bazen ise kahve sigara yaparken akıllı telefonuyla dijital dünyaya açılıyordu )

"Fenomen" en az 26 gün süre zarfında sağlık problemi olmayıp defalarca kez revire gitmesine rağmen herhangi bir şekilde askerliği uzamıyordu, ancak hastalıktan bayılan kişiler revire gittiklerinde 2 gün istirahat verip askerlikleri uzatılıyordu. Hele ki birde askerliği herkesten erken bitirmeside çok gülünç olaydı(herkesten erken çıktı kışladan saatler önce)

Daha buraya yazmaktan çekindiğim bir sürü skandal mevcut maalesef, kısacası sivil hayatına yakın bir hayat sürüyordu.

Vatanımızı çok seviyoruz, bayrağımıza sevdalıyız işlerimiz gereği bedelli askerlik hizmetinden yararlanıp 26 gün de olsa askerlik yaptık iyisiyle kötüsüyle, eksiğiyle fazlasıyla, bedelli yapmamız belki eleştirilebilir ancak o 26 gün şuna daha çok emin oldum; Ülke sınırları içerisinde torpil ile yapamayacağınız hiç bir şey yok, öyle ahım şahım bir torpildende bahsetmiyorum, arkadaşlarımızdan dinlediğimiz kadarıyla Ankara/Mamak da bedelli olarak askerlik yapan bir lpg ci şirketin oğlu bile paşalar gibi torpil yaptırabiliyor.

Askeriyeden girerken okuduğum; "Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır" bu yazının erlere değil, komutanlara okutulması gerekiyor. "Fenomen" arkadaşa da gelecek olursak yüzüne karşı da adam olmadığını söylemiştim buradan da bir kez daha tekrarlıyorum sen bir adam değilsin sen erkek bile değilsin. çeyrek adamsın 26 günlük tatilde bile araya birilerini sokacak kadar ezik bir insansın.