Paramla nasıl rezil oldum anlatıyorum. Türkiye'de evime akvaryum kurmaya karar verdim. Tabi bunu yaparken hiçbir masraftan kaçmadım, kaçmak istemedim. Kalite eşittir para. Bu süreçte en önemli olay akvaryum ve onun mobilyasıydı. Bunun için en çok ön plana çıkan Çınar Akvaryum adlı firmayı buldum. Firmaya derdimi en net bir şekilde anlattım. "Ben kaliteli bir akvaryum yapacağım, ne gerekiyorsa yapalım, para sorun değil" dedim. Daha sonra CNC kapak kesimleri olacak, fabrikasyon rodaj, ultra clear camlar, mobilya MDF lake vs. en iyisi olması için her şeyi tüm opsiyonları beklettik. Toplamda bütçemizin 45 bin TL olan kısmını bu arkadaşlara ayırdık.

Süreç sancılı başladı. Her zaman ki gibi iş öncesi yarısı, kalanı iş bitimi diye konuştuk ama ben iyi niyetli olduğum için önden tüm ödemeyi kapattım. Sonrasında akvaryum camları hava yapmıştı, kabul etmedik. Evimize çok yakın olduğu için sürekli gidip denetlemek ve kontrol etmek zorunda kaldık çünkü bir süre sonra güvensizlik oluştu. Daha sonra mobilyası dokunsan parça atıyordu. Sebebini sorduğumda bunun normal bir şey olduğunu söyleyen komik şeyler söylüyordu. Ben insanları kırıcı konuşmayı pek sevmem ama ben o kadar para verip bu rezilliğin normal olmasını kabul etmiyorum dedim. Daha sonra mobilya tek kapak geldi, diğer kapak zarar görmüş denildi. Akvaryuma su koyunca baskı yaptı, kapaklar kapanmadı. Bu süreçte dolaptan parça atmaya devam ediyordu.

Su hobisine büyük bir hevesle başladık ama hüsranla sonuçlandırdık. Belki de en iyisi olması için uğraşmamış olsaydık bu kadar sorun yaşamazdık. Satıcı hatasını kabul etmeye yönelik hiçbir hamle yapmadığı gibi, bunun normal olduğunu savunacak kadar da profesyonel. Bu da bana ders oldu: asla bir iş bitmeden parasını ödememek gerekiyor. Siz siz olun, iş içinize sinene kadar hizmetin tam ödemesini yapmayın. Beş kere dükkanlarına giderek yapmaları gereken işi düzgün yapmalarını söyledim ama evime gelen hüsran oldu. Size de birkaç görsel ekliyorum. Akvaryumda Çınar Akvaryum bir pişmanlık. Konuyu Tüketici Hakem Heyeti'ne taşıdık, bakalım.