Kamal adı Atatürk döneminde kullanılan bir kelimedir. Mustafa Kemalin el yazısında, Meclis tutanaklarında, gazetelerde, kitap adında, yabancı devlet adamlarıyla yazışmalarda, vs bizzat kendisi tarafından kullanılmıştır.
Atatürkün muhafaza edilen öz adı, Türkçe "ordu ve kale" manasına olan "Kamâl"dır. Son (â) üstünde tahfif işareti (1) i yumuşattığı için telâffuz hemen hemen Arapça "Kemal" telâffuzuna yaklaşır. Benzeyiş bun*dan ibarettir.
1935 seçimlerinde milletvekili adayların be*lirlenmesi için 2-3 Şubat 1935 günlerinde Atatürk'ün başkanlı*ğında Dolmabahçe Sarayında Cumhuriyet Halk Fırkası Umumi Reislik Divanı toplanmıştır. Seçimlerle ilgili tebliğ 3 Şubat'ta yayınlanmıştır. Teb*liğ şöyledir:
"Tebliğ:
1-Kamâl Atatürk 3 Şubatta dahi yeni seçim müzakerelerine devam et*miştir. Cumhuriyet Halk Fırkasının saylav namzetleri tespit olunmuş*tur. Namzetlerin adları ve Kamâl Atatürk'ün seçim için ulusa beyan*namesi 4 Şubatta ajansa ve yerlerine bildirilecek ve 5 Şubatta bütün yurda ilan edilmiş bulunacaktır..."
Aynı tarihte, tebliğde deği*nilen, Atatürk'ün Cumhuriyet Halk Fırkası teşkilatına ve ikinci seçmen*lere yönelik yayınlanan bildiride de "Kamâl Atatürk" imzası yer almıştır.
1937de, dilde özleştirme çalışmaları kapsamında, CHPnin 1935 programını elden geçiren Atatürk, program taslağının üzerine el yazısıyla şöyle not düşmüştür:
Bunlardan başka 1935 Kurultayınca saptanan fikirler de bu programa ulanmıştır. C.H. Partisinin güttüğü bütün bu esaslar, Kamâlizm prensipleridir.
İngiltere kralı Edward ile Atatürkün yazışmaları üzerine Cumhuriyet gazetesinin 10 Eylül 1936 sayılı yazısında Eksalans Kamâl Atatürk diye geçmektedir.
Kamâl kelimesine sözlüklerde rastlanılamamıştır.
1937den itibaren Atatürk özel yazışmalarında Kamâlın yanı sıra Kemal adını da kullanmaya başladı. Nutukun 1938 yılı baskısı Kemal Atatürk imzasıyla çıktıktan sonra da karışıklık bitti. Ancak, Atatürk ölümüne kadar hem Kemal Atatürk hem de Kamâl Atatürk yazılı iki adet nüfus cüzdanını kullanmıştır.