emrehandilekci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben inşaat mühendisiyim. Yani bu işin ilmini teorik olarka okudum ve uygulamalı olarak gördüm. Burada söze dökülecek nice saatlerin harcanabileceği meseleler olsa da şöylece özet geçeceğim. Deprem dediğimiz olay kesinlikle akıl almayacağı kadar şiddetli ve etkili bir doğa olayıdır. Nasıl bir etki ve kuvvet olduğunu dile dökecek olursak; fizik dersinde görmüş olduğumuz momentumun topraktaki etkisi diyebiliriz. Deprem sırasında açığa çıkan enerji toprağı çamaşır makinesi ile bükerek ilerler. Yani buda ayakta olan tüm yapıların haliyle sağa sola sallanmasına neden olur. Temelde yatan sebep budur.
Bunu açıkladım; çünkü konuya şuradan girmek istiyorum. Bizim insanımız çok bilinçsiz. Özellikle şehir planlamacıları hiçbir şekilde doğru kararlar ile hareket etmiyor. Bu işin içini bildikten sonra diken üstünde yaşıyorum. Emin olun bilmemeniz daha iyi. Ben her yapının girdiğim kapısında hatta daha girmeden binayı dış gözle analiz etmeye başlıyorum. Ve kafayı yememek elde değil. Sayısız düşünceler geçmeye başlıyor kafamdan. Bu insanlar burada halen nasıl oturuyor, can bu kadar mı değersiz... Say say bitmez. O yüzden boşa kendinizi korkutmayın. İşin aslını bilmeden yaşamanız emin olun çok çok daha iyi. Güvenli yerlerde, altında dükkan olmayan, düşük katlı binalarda ikamet etmeye özen gösterin. Size en güzel tavsiyem budur. Daha sonrasında korkmanıza gerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü sürekli korkarakta yaşayamazsınız.
Para karşılığında vatandaşlık satıldığı sürece insanlar o binalarda oturmaya devam edecekler. Eskiden insanlar çalışarak tüm çocuklarına ev alabiliyordu. Şimdi bizim insanımız yetmiyormuş gibi tüm dünyanın insanları katıldı sisteme. Haliyle fiyatlar ateş pahası.

Ben kendim 50 senelik binada oturuyorum. Evi satsam kimse almaz, satsam başka ev alabilir miyim? O da belli değil. Sözün özü; ümmet kardeşlerimiz (!) sayesinde belki de yakın bir gelecekte enkaz altında çoluğum çocuğum ile can vereceğim.