Merhaba hocalarım, son günlerde Muğla, ardından Malatya ile deprem gerçeği yine kendini bizlere gösterdi. Sanırım kaygı bozukluğu rahatsızlığım var, ama şu İstanbul Depremini ürkütücü şekilde anlattıkları için bu korkularım tavan yaptı. Şener Üşümezsoyu dinleyip biraz rahatlattım kendimi. Siz nasıl yüzleşiyorsunuz bu korkuyla?
Şahsen ben bu konularda pek endişelenmiyorum, deprem bizim irademiz ile durdurabileceğimiz bir durum değil dolaysıyla üç seçeneğimiz var; deprem riski olan bölgelerden uzak durabiliriz, deprem riskine herhangi bir etkimiz olmadığını kabul edip yaşamaya devam edebiliriz veya depreme karşı önlen almak için binamızı elden geçirebiliriz (Güçlendirme, kentsel dönüşüm vs.). Türkiye'de bu seçenelerden ilkini yapmak biraz zor çünkü hali hazırda fay hatlarının yoğun bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz ve taşınabileceğiniz şehirler, özellikle İstanbul gibi bir metropolde büyüdüyseniz, size köy gibi gelecektir. İkinci seçenek biraz gamsızlık gibi, teknolojinin nimetlerinden yararlanmak lazım dolayısıyla benim için en kabul edilebilir üçüncü seçenek yani güçlendirme çalışmaları. Bunun için de binanızdaki insanların biraz vizyon sahibi olmaları gerekli, böyle insanlar bulabiliyorsanız lütfen bana da gösterin.
Sonuç olarak deprem direkt olarak sizin şekillendirebileceğiniz bir olgu değil, biliyorum sonuçları çok ağır olabiliyor ancak gerçekleşmesinde herhangi bir etkinizin olmadığı durumlardan korkarak hayatı kendinize zindan etmek pek mantıklı bir seçenek değil. Ayrıca bu ihtimalden korkmanız olası bir deprem anında reflekslerinizi hızlandırsa da daha mantıksız kararlar almanıza sebep olabilir. O yüzden yukarıda yazdığım yollara bir göz atın ve arkanıza yaslanın.