Sinyor_Ridak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selamlar.

Ülkede gıda yönetmeliği mevcut, emin olun gıda bakanlığı fabrikalara / üretim tesislerine sürekli baskınlar yapıyor.
Uzun bir süre Ülkemizde bilinen bir markanın fabrikasında çalıştım, et fabrikasıydı emin olun ette kullanılan hileler, işlemler, kimyasal maddelerle etin maliyeti aslında çok daha düşüyor, bunu normal sıradan bir insanın anlaması imkansız, yıllarca et işiyle uğraşmış insan gelsin yine anlayamaz.
Bu fabrika emin olun sürekli denetleniyordu, çeşitli bakanlıklar sürekli denetlemeye geliyorlardı ama yapılan iş mevzuata uygun, kurallara uygun, evet dana etiyle birlikte hindi etini karıştırıyorduk, hatta araya balık, balık kafası, tavuk gibi şeyler de atıyorduk, ama mevzuata uygun bunlar.
Fabrika sahibi 5 kuruş ceza bile ödemeden, denetlemeye gelenlerin rezil bakışları eşliğinde mutlu şekilde işletmesine devam ediyor.
Buraya yazamayacağım çok daha farklı etler, kimyasallarda kullanılmaya devam ediyor.
Burdaki önemli husus denetleme değil, tabiki onu da geliştirmeliyiz ama burdaki önemli husus denetleme seviyesini yükseltmek, uygun hale getirmek.
Siz siz olun, paketli etlerden uzak durun, eti kıyma olarak alacaksanız da kıyma makinesi temiz olsun ve et gözünüzün önünde çekilsin.

Sevgiler.
Siz konuyu biraz yanlış anladınız hocam, denetlenmiyor demedim, gıda yönetmeliği yok da demedim, hile yapmayan yok demediğim gibi bu markalar hile yapıyorlar da demedim. Gayet açık seçik şekilde ürünlerinin paketlerine içeriği yazıyorlar zaten bu hile sayılmıyor. Sadece bizim gıda yönetmeliği bu kadar kalitesiz içeriğe onay veriyor demek istedim, bunca katkı maddesine ve yüksek katkı maddesi oranlarına izin veriyor. Avrupa'da katkı maddesi sayısı ve miktarı oldukça sınırlı, bizde bu sınır çok çok yukarıda olduğu için global markalar bile bizim ülkemize özel daha kalitesiz ürün üretiyorlar maliyeti düşürüp Türkiye pazarında rekabeti sağlamak için. Atıyorum portakal aromalı içecek ürününde İngiltere minimum %10 portakal şartı koyuyorsa bizde bu %1 ve portakal aromalı global içecek üreticisi İngilizlere %10 portakal içirirken bizde maliyeti düşürmek için %1 yapıyor, üzerini aroma verici ve su ile tamamlıyor, oluyor bitiyor. Benzer tadı alıyorsun ama aynı faydayı alamıyorsun, aksine zarar görüyorsun. Olay gıda yönetmeliğinin insan sağlığını tehdit eder şekilde çok fazla esnek olması, dün gıda dedektifinde bir ürün izledim yine bir aromalı içecek ve o aroma yalnızca %0,01 imiş ve ürünün geri kalan %99,9 luk kısmı su ve katkı maddesinden oluşuyormuş mesela. Bunu üreten suçlu ise buna izin veren daha da suçludur benim gözümde. Son olarak aklıma güzel bir aforizma geldi, onunla bitireyim.

" Yasal olarak insanların sağlığı ile oynuyorlar. "