Aynı hataya düşüyorsunuz.
Yasak ile ceza aynı kavram değil.
2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunu Madde 48 (Değişik: 24/5/2013 - 6487/19 md.)
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. ( Sürülen bir araç olmadığı için yapılan işlem yok hükmündedir diye düşünüyorum ve mahkemenin alacağı karar bu konuda en doğrusu olacaktır.)
Bu kısmın bu olayla ilgisi yok. Bence '' İmla ve Dil bilgimin de yeterli düzeyde olduğunu düşünüyorum T.D.K'dan bulup bir şey yazmanıza gerek yok. '' bu ibarenizi bir daha düşünün.
Kavram farklarını ayırt edemiyorsunuz.
Örnek veriyorum, Bir madde de '' Kırmızı ışıkta geçmek yasaktır. '' yazıyor.
Diğer madde de '' kırmızı ışıkta geçmenin cezası budur, budur'' yazıyor.
Burada da '' alkollü araç sürmek yasaktır. ''
Yasağa uymazda yakalanırsan '' b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. '' bunları bunları uygularım diyor.
Peki ceza olan madde de ne belirtilmiş - '' araç kullanmak '' araç sürmek ile araç kullanmak aynı değildir.
Tüm maddeleri her şeyi unutun. Ben size basit olarak anlatayım çünkü '' sürmek '' kısmına takılmışsınız, sürmüyorsa ceza yok diyorsunuz. Fakat ilgili kanunda sürmek ile ilgili bir kısım yok. Yasakları anlatırken, bunlar bunlar yasaktır diyor.
Fakat cezaya geçtiğinde, x şekilde yakalanırsan, bunu yaparsan, şunu yaparsan bunları bunları uygularım diyor.
Sürme fiilini aklınızdan atın.
Kullanma fiilini de bir aracın tüm fonksiyonları olarak kabul edin.
Mesajın devamında da '' diye düşünüyorum '' olarak eklemişsiniz. Düşünceniz ile kanunlar uyuşmuyor.
Kullanmak-sürmek anlamına gelmiyor. Her türlü kullanımdan bahsediyoruz.
Diğer arkadaşların ne dediği beni ilgilendirmiyor, benim yorumuma başka arkadaşların cümlelerini alıntılamayın '' kontak çalışıyorsa, solda oturuyorsa'' vb. ben bunlarla ilgili bir durum söylemiyorum.
Ben durum da konuşmuyorum kanun konuşuyorum.
Kanun açık ve net. Olayı birebir yaşadığım için aktarıyorum, isterseniz dava açsın arkadaş, gelen sonucu da buraya paylaşsın bakalım ne sonuç çıkacak. Pandemi döneminde aynı olaya denk geldim. Gece vakti mekandan çıktığımızda, ben kendi aracıma geçerken arkadaşım da otoparkta arabasına binmişti.
Otoparkta polisler mevcut, aracın ışıkları yandığını gördüler. Sirenlerle araca geldiler. Ben kendi aracıma geçmemiştim henüz uzaktaydı biraz daha ve yanlarına gittim. Sokağa çıkma yasağı olan dönemlerdi. Arkadaşla polis arasında mukavemet oldu, Trafik geldi. Araç seyir halinde olmamasına rağmen sadece içine alkollü olarak bindiği için alkol testi istendi.
Arkadaş üflemedi, hastaneye götürdüler. Kan ile ölçtüler alkol değerini.
1.00 Promil üstü olduğu için 2 sene el konuldu. Polise mukavemetten ayrı işlem yapıldı.
Polis kameralarında aracın seyir halinde olmadığı belli. Sadece ön koltukta oturur biçimde, gece farların yandığı bir olay.
Dava açtık, aracın sürülmediğini, otoparkta park halinde olduğunu ve bununda kameralarla birlikte kanıtlı olduğunu hem otopark hem polis kamerlarından göründüğünü belli ettik.
İlgili madde okundu '' aracın seyir halinde olmasına gerek olmadığını, aracın kullanımda olduğu bu sebeple sürücünün alkollü biçimde bunu yapmasının cezaya tabii olduğu '' söylendi. Arkadaş 2 sene alamadı ehliyetini.
Ben birebir tüm sürecin aynısını canlı canlı yaşadım ve çıkan kararı da kararın dayanağınıda kendim biliyorum.
O zaman da itirazları bu şekilde yaptılar '' araç sürmüyordum, seyir halinde değildim kendi aracımda oturamaz mıyım, bu kanunen hata, yanlış yapıyorsunuz'' gibi gibi.
Fakat kanun çok açık '' ARAÇ SEVK ETMEK - KULLANMAK '' burada ki kullanmak tüm durumları kapsadığı için sürücü alkollü olduğu an cezayı yiyor.
Daha fazla uzatmaya gerek yok, kanun belli.
Evet umarım arkadaş mahkemeye başvurur ve sonucunu burada paylaşır.
Bende bir vatandaşa bu şekilde cezai işlem uygulamıştım. Ama aracı hareket halinde iken takip edip yakaladığımız da kontak kapalı ve araç içerisinde iken işlem yaptık. Cezanın iptali için vatandaş mahkemeye başvurdu aracı takip ettiğimizde tutanak tutmuştuk ve ayrıca bir kaç dükkan ve resmi kurumun kamera kayıtlarından aracı takip ettiğimizi ev daha sonra işlem yaptığımızı ispat ederek davanın olumsuz sonuçlanmasını sağlamıştık. Mahkeme hakimi o günde olaya ait tutanak tanzim etmemizin çok işe yaradığını diğer türlü cezayı iptal edeceğini bildirmişti.
Sizin başınıza gelen olayda da kanuna uygun olmayan işlem yapılmış. Ayrıca otopark'ın da kolluğun yetki ve sorumluluk alanında olup olmadığı tartışmalıdır. Hareket etmeyen bir araca ( farları açık, şoför koltuğunda, müzik açık vb. gibi nedenlerle o madde deki cezai işlem uygulanamaz.) Kolluk görevlisi hiç yola duba vs koymasın o zaman Eğlence mekanından çıkan birini elinde araba anahtarı ile gördüğünde alkolmetre ile ölçümü yapsın yasal sınırı geçene ( arabayı hareket ettirmene gerek yok zaten arabaya bineceksin diyerek) cezayı yapıştırsın.
Evet kanun açık ve çok net; yasal sınırı geçen kişilere alkollü araç sürmeyi yasaklamıştır. (Ticari araç ve kamu hizmetindeki araç sürücülerine tamamen yasaklanmıştır.) Bu da demek oluyor ki siz 0.49 promil ile araç kullanıyorsanız hiç bir cezai işlem yapmıyor aman dikkat edin felan diyerek sizi yolcu ediyor. Ama 0.50 promil üstündeyse cezai işlem uyguluyor. Buradan anlaşılıyor ki sürmek eylemi gerçekleşmiş olmalı. Aracı sürmeden Kolluk görevlisinin önleyici kolluk kapsamında olduğunu düşünerek alkolmetre ile ölçüm yapıp cezaii işlem uygulaması kanuna uygun değildir. Ortada başka bir suç varsa idari para cezası gerektiren vs. onlara ayrıca işlem yapılır. Ehliyete el koymak için kanunda ki madde belli olup sadece ona uygun olarak işlemi gerçekleştirebilir.
Çok basit bir şey sorarak konuyu kapatıyorum.
Siz trafik görevlisi olun bende sürücü uygulama noktasına geliyorum. Aracımda tek başımayım aracım ticari araç değil, yolcu koltuğunda 5 tane bira var poşette ama sizde bunu görüyorsunuz. Alkolmetre ile ölçüm yapıyorsunuz bende 0.30 promil alkol çıkıyor? bana hangi cezai işlemi uygulayacaksınız? Ehliyetime el mi koyacaksınız ( yasal sınırı geçmemişim ) Trafikten men mı edeceksiniz? ( yolda giderken kalan biraları da içer kazaya karışır diyerek ) Başka bir kolluk görevlisini çağırıp başka bir işlem mi yaptıracaksınız göz altına alma vb.
Alkollü olarak kimse trafiğe çıkmasın kendine ve başkalarına zarar vermesin. Hatta kanunlarda değişiklik yapılarak çok daha ağır yaptırımlar uygulansın. ( yüksek miktarlarda para cezası, hapis cezası gibi ) Burada alkollü araç kullanmayı savunmuyorum. Yapılan işlemin kanuna uygun olup olmadığını belirtmek için örnekleri verdim.