Merhaba,

Yeni bir seri başlatıyorum. Elimden geldiği kadar sizler için günlük olarak 5 adet İngilizce cümle paylaşacağım. Cümle altına kullanılan kelimeleri ve anlamlarını, en alta da cümlenin Türkçe anlamını paylaşacağım. Pratik yapmak isteyen herkesi beklerim.

  • Although the weather was bad, we decided to go for a hike in the mountains.
  • She has been learning Spanish for three years, and now she can speak it quite fluently.
  • If I had known about the meeting earlier, I would have prepared a presentation.
  • Despite his busy schedule, John always finds time to volunteer at the local animal shelter.
  • When I was a child, I used to visit my grandparents every summer, and those memories are very special to me.
Although the weather was bad, we decided to go for a hike in the mountains.

  • Although: -e rağmen
  • the: belirli artikel
  • weather: hava
  • was: oldu (past tense of "to be")
  • bad: kötü
  • we: biz
  • decided: karar verdik (past tense of "decide")
  • to go: gitmek
  • for: için
  • a hike: yürüyüş
  • in: içinde
  • the mountains: dağlar
  • She has been learning Spanish for three years, and now she can speak it quite fluently.
    • She: o (kadın)
    • has been: olmuş (present perfect continuous tense)
    • learning: öğrenmek
    • Spanish: İspanyolca
    • for: boyunca
    • three: üç
    • years: yıl
    • and: ve
    • now: şimdi
    • she: o (kadın)
    • can: yapabilir
    • speak: konuşmak
    • it: onu
    • quite: oldukça
    • fluently: akıcı bir şekilde
  • If I had known about the meeting earlier, I would have prepared a presentation.
    • If: eğer
    • I: ben
    • had known: bilmiş olsaydım (past perfect tense)
    • about: hakkında
    • the: belirli artikel
    • meeting: toplantı
    • earlier: daha önce
    • I: ben
    • would have prepared: hazırlamış olurdum (conditional perfect tense)
    • a presentation: bir sunum
  • Despite his busy schedule, John always finds time to volunteer at the local animal shelter.
    • Despite: -e rağmen
    • his: onun (erkek)
    • busy: meşgul
    • schedule: program
    • John: John (isim)
    • always: her zaman
    • finds: bulur
    • time: zaman
    • to volunteer: gönüllü olmak
    • at: -de
    • the local: yerel
    • animal: hayvan
    • shelter: barınak
  • When I was a child, I used to visit my grandparents every summer, and those memories are very special to me.
    • When: ne zaman
    • I: ben
    • was: oldum (past tense of "to be")
    • a child: bir çocuk
    • I: ben
    • used to visit: ziyaret ederdim (past habit)
    • my: benim
    • grandparents: büyükanne ve büyükbaba
    • every: her
    • summer: yaz
    • and: ve
    • those: o
    • memories: anılar
    • are: dır/dır (present tense of "to be")
    • very: çok
    • special: özel
    • to me: benim için
Cümlelerin çevirisi;
  1. Hava kötü olmasına rağmen dağlarda yürüyüşe çıkmaya karar verdik.
  2. Üç yıldır İspanyolca öğreniyor ve artık oldukça akıcı bir şekilde konuşabiliyor.
  3. Toplantıdan daha önce haberim olsaydı, bir sunum hazırlardım.
  4. Yoğun programına rağmen John yerel hayvan barınağında gönüllü olarak çalışmak için her zaman zaman buluyor.
  5. Çocukken her yaz büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ederdim ve bu anılar benim için çok özeldir.