Polemik olmasın ama islamda hadis ve fıkıhların yeri yoktur.
Az bi mantıklı düşünürseniz yaradanın anlaşılmayacak bir kitap göndermesinin öümkün olmaması gerektiği, gönderdiğinin dışında şeylerinde şirke girdiğini anlayabiliriz.
Ayrıca hadisler sıkıntılıdır zaten. En sahih hadislerde bile peygamberin ölümü arasında yüzlerce yıl vardır.
O yüzden en iyisi açsın mealden okusun sadece kitabını.
Kur'an zaten apaçık bir kitaptır. Nitekim Allah, "Biz size apaçık bir kitap indirdik" buyurmuştur (Kur'an, 12:1). İzin verirseniz size bir örnekle anlatayım. Ben elektrik-elektronik okudum. Üç sene boyunca ders işledik ve sadece altı ay staj yaptım. O altı ay stajda öğrendiklerimi, üç sene boyunca teorik olarak öğrenemedim. Bu örneği vermemin sebebi, ne kadar okursanız okuyun, eğer bu bilgileri gerçek hayatta uygulamıyorsanız, öğrendiklerinizin büyük kısmı boşa gider.
İnsanlara birçok şeyi sadece kitapla anlatmak yeterli olmaz. Bu yüzden Allah, bize örnek olarak Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.)'i göndermiştir. Onun hayatı, Kur'an'ın pratiğe dökülmüş halidir. Hadisler ve fıkıh, Peygamberimizin (s.a.v.) bu pratiği nasıl hayata geçirdiğini anlamamıza yardımcı olur. Elbette hadislerin doğruluğunu sorgulamak önemlidir, fakat güvenilir kaynaklardan gelen hadisler, İslam'ı daha derinlemesine anlamamız için gereklidir. Peygamberimizin (s.a.v.) hayatını ve sünnetini öğrenmek, Kur'an'ın mesajını daha iyi kavramamıza ve uygulamamıza yardımcı olur.
Özetle, Kur'an apaçık bir kitaptır ve bu kitabı anlamak için Peygamberimizin (s.a.v.) hayatına ve sünnetine de başvurmak, İslam'ı daha iyi yaşamamıza yardımcı olur.