Görüyorum ki birçok arkadaşımız tahmin ettiği şeyi paylaşmışlar.
18 yıllık Bankacıyım. 8 yıldır yöneticilik yapıyorum. 7 yıl şube müdürlüğü, 1 yıldır da Bölge Satış Müdürlüğü yapıyorum.
Bilgi amaçlı paylaşıyorum :
Borç takibe gittikten sonra teminat yapısına göre anlaşmalı hukuk bürolarına ve/veya Bankanın hukuk grubuna göre takip işlemi başlar. Yine teminatın niteliğine göre (senet, çek, alacak kalitesi, ipotek, taşıt rehni vs.) hukuki süreci başlar ve yine teminat tiplerine göre bazıları yıllarca devam edebilir. Bu süreçte hukuk grupları (avukatlar) müşterilere ulaşarak birçok kolaylık sağlar. Bunun içinde faiz indirimi, faiz silmek hatta ana paranın içinden belli bir kısmı almamak dahildir. Buna neye göre karar verir? Tahsil kabiliyeti. Eğer tahsil kabiliyeti varsa bir kuruş indirim yapmazlar. Yoksa alacağının ne kadarını kurtarırsa ona göre işlem yapar, süreci yönlendirir.
Varlık şirketlerine devir olmuş borçlar önce Genel Müdürlük birimlerinden, sonra Bölge yönetiminden ve en son şube müdürü görüşünden geçtikten sonra satılırlar. Bu borçlar genelde çok düşük rakamlara satılır. Ortak özellikleri ise "tahsil kabiliyetlerinin olmamasına kanaat getirilmiş" olmasıdır.