Arkadaşlar, trafik kazalarının %20'sine alkollü sürücüler neden oluyor. Fakat %80'ine alkolsüz sürücüler neden oluyor. Yani eleştireceksek, önce alkolsüz sürücüleri eleştirmeliyiz. Söylediğimi yanlış anlamayın. Sadece alkollü diye, birini linç etmemeliyiz. Örneğin çok yakın bir arkadaşım var. Kendisi 50'lik rakı içse, en kral sürücüden daha iyi araç kullanır. Fakat kardeşi var, yarım bardak bira içse sarhoş oluyor ve bırakın araç kullanmayı, ayakta bile durmakta zorlanıyor. Ancak alkol ölçümü yapılsa, arkadaşımda 2,5 promil çıkar, kardeşinde 0,05 promil çıkar.
Kısacası birinin alkollü olması, kazaya sebebiyet vermesini gerektirmiyor. Zaten alkol, trafik kazalarında bir kusur değil. Bu yüzden önyargılardan kurtulursak iyi olur. Ha, bu demek değildir ki alkollü araç kullanmalıyız. Elbette hayır. Neticede alkol refleksleri zayıflatır, cesareti artırır ve uyku hali getirir.
Konuyu açan arkadaşımıza da geçmiş olsun diyorum. Kan tahlili neticesinde alkollü olarak araç kullandığınız kanıtlanmış. Adli tıp kararlarına göre, kandaki alkol seviyesi 1 saatte 0,15 promil azalır. Yani sürücü belgenizi 6 aydan önce maalesef alamazsınız.