Krediler, ödenmeme sürelerine göre "batık kredi" statüsüne girerler.
Banka, borcun ödenmeyeceğini anladığında, kendi imkanlarıyla borcu tahsil etmeye çalışır. Bazen eder, bazen edemez.
Tahsil edemediği krediler aktiflerinde hiçbir değer üretemez şekilde yük olarak kalır. Bu borç miktarı 1 milyar TL olsun.
Banka der ki "üzerimde hiçbir artı değeri olmadan yük olarak taşıyacağıma, varlık yönetim şirketlerine satayım"
Tabi 1 milyar TL borcu, 1 milyar TL olarak satamaz. Genelde %10-30 arasında bir fiyata, paket haline getirilmiş batık kredileri satar.
Bankamız 800 milyon TL kredi verdi, 1 milyar TL geri ödemesini bekliyordu. Yani amacı 200 milyon TL kâr elde etmekti.
Varlık yönetim şirketine sattı, 400 milyon TL aldı. 400 milyon TL zarara razı olarak aktifine taze para aldı.
Varlık yönetim şirketinin elinde yasal olarak talep edebileceği 1 Milyar TL varlık oluştu.
400 milyon TL + operasyonel maliyet üzerinde alacağı her kuruş hanesine kâr olarak yazılacak.
Borçlu ise varlık yönetim şirketiyle pazarlık yaparak borcunu %40-50 kadar indirtebilir.

Bankalar şeytan değil, bankalar olmasa ülkede ticari hayat diye bir şey olmaz.
Hiç esnaflık ya da iş yapmamış insanların ya da memur zihniyetli arkadaşların banka kötülemesine bakmayın.
Kullanmasını bilirseniz banka en iyi dostunuzdur.