Yazınızı okurken bir tane yaktım düşündüm. Açıkçası az hareket etmiyorum aktivite tembelliği yok ve nispeten sigarayı da az tüketmiyorum. Bununla birlikte çevremde sigara tüketmeyip bunları yapan kişi sayısı da oldukça fazla. Kendimi zehirliyordum ve para veriyordum kısmına da katılmıyorum. Kola içiyoruz zararlı, spor yapıyoruz subblement kullanıyoruz ne kadar sağlıklı tartışmalı, şeker kullanıyoruz zararlı, yemeklere yağ katıyoruz zararlı dışarıdan yemek yiyoruz zararlı vb.... Evine baştan aşağı doğal ürün alıp tüketen insan sayısı da -fiyatlardan dolayı- yanılmıyorsam çok azdır. Nihayetinde para vererek yaptığımız etkinliklerin birçoğu insan sağlığına hali hazırda zararlı. Oturduğumuz ev bile fabrika dumanlarından doğrudan etkileniyor:malum Türkiye şartları öyle çevreye göre ev seçecek maddi durumumuz da yok. Ben sabah kahvaltısında havyar yiyen bir diyetisyen eşliğinde -zayıf olmasına rağmen ve özel durumu yokken- ögünlerine dikkat eden, düzenli balık/et ürünleri tüketen, saati saatine uyuyup uyanan, hayatının her dakikasına dikkat eden birini tanımıyorum. Yanılmıyorsam bu kadar takıntılı yaşarsak manyak -burada bir teşbih yapıyorum lütfen kimse üzerine alınmasın-olur çıkarız
Açıkçası yukarıda yazdıklarınızın birçoğuna katılmıyorum. Sigara içicisi olarak bir kişiyi daha kaybetmemize hem üzüldüm hem de adınıza çok sevindim. Nihayetinde zararlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Umuyorum dış mekanlarda sigara içenleri görünce saygılı olmayı başarabilirsiniz; malum Türkiye'de kimsenin kimseye pek saygısı kalmadı

Kendi hayatımda şahsen en sağlıklı yaptığım şey spor ve uyku. Haricinde Türkiye'de sağlıklı yaşam zor ve halk tarafında hasta olmadan pek uygulanabilecek koşullarda değil. Yukarıdaki yazınızın birilerine ilham olmasını temenni ediyorum.
Sizleri tebrik eder; daha sağlıklı günler dilerim. Selamlar, sevgiler.
Bende sigara tiryakisi biri olarak dediklerinize katılmıyorum.
Zaruri ve temel ihtiyaçlar ile keyfi ihtiyaçları bir tutmamalıyız. Zararın neresinden dönersek dönelim her zaman kârdır. İçtiğimiz sigara bir temel ihtiyaç değil, keyfi zehirdir.
Alkolden örnek vereyim, gündelik hayatımızda şeker hemen hemen hepimizde var. Klasik beslenme ile 40 yaşında şeker hastası olmayan çok kişi tanıyorum, 40 yaşında bira kullanımından şeker hastası olan da bir o kadar kişi tanıyorum.
Fabrika dumanlarından, egzozlardan oluşan bir ülkede yaşayıp 60 yaşında ciğer kanseri olmayanları tanıyorum, 60 yaşında sigaradan dolayı akciğer kanseri olan da bir o kadar kişi tanıyorum.
Sizin mantık biraz şöyle olmuş; hava zaten soğuk, elimdeki kışlık kıyafetler bu hava için yeterince beni ısıtmayacak, o yüzden tişört giyeyim bari... Gibi olmuş. Elindeki kıyafeti giyip üşütmek var, tişört giyip zatürre olmak var.
Yani nefes darlıkları, damar tıkanıkları, temel iştahsızlık, nefes nefese kalma gibi problemleri 65 yaşında yaşamaya başlamak var, 35 yaşında yaşamaya başlamak var
Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur.