Aras21 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhabalar, öncelikle böyle bir konu açmak istemezdim ama bu haksızlığa karşı asla sessiz kalmayacağım. Kardeşim 9.sınıfta okuyor ve sayısal dersler ile arası yok, sözelcidir. Genel ortalaması 50 üzerinde olmasına rağmen 4 ders zayıfı olduğu için sınıfta kaldı, Bunu bugün okula gittiğimizde öğrendik. Dil dökmemize rağmen '' sistem kapanmıştır, seneye halleder zaten okulda çok fazla kişi kaldı '' gibi absürt cevap aldık.
Aslında doğru söylüyorlar çünkü 9.sınıfların yarısı sınıfta kaldı, bazı okullarda bu çok daha fazla. Okul bahçesinde ise veliler ve öğrenciler, alınan yeni karara ve bu kararı alanlara isyan ediyorlardı.
Normalde 50 üstünde ortalaması olan birisi kaldığı derslerin sorumluluğunu verip bir üst sınıfa geçer ama bu sene Bakan Bey 9. Sınıf ve sonrası için geçerli bir karar almış ve karara göre 3 ders üzerinde zayıfı olan herkes amasız/fakatsız sınıfta kalıyor. Eskiden 7,8 dersten kalacaklar bile sınıfı geçerken şuanda 3 dersten kalan sorumlu, 4 ve üzeri dersten kalanlar direk sınıfta kalıyor. Bu yıl alınan bu yeni kararın öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin kısaca kimsenin lehine olmadığı aşikar. Sayısalı zayıf olanların LGS,YKS gibi sınavlarda şansının az olduğu bilinen bir gerçekti ama bu karar ile sayısalı hatta sözeli bile zayıf olanların sınıfta kalacağı bir gerçeğe dönüştü.
Daha yeni liseye giden öğrencilerin ortalama %50-60 lIk kesimini lise hayatını başlamadan bitirdiler. Bu karar bu ülkenin çocuklarını okuldan soğutur, okulu seven bile bu saatten sonra okulu sevmez hatta nefret eder.
Bu kararı alıp dersleri mükemmel olmayan herkesi eleme peşine gittilerse daha büyük hata ettiler, Bu ülkenin umudu olan gençleri hem hayattan hem okuldan soğuttular ve 1 yılını çöp ettiler.
Yazık değil mi bu çocukların emeğine? Yazık değil mi bu ailelerin masrafına? Yazık değil mi gencecik çocukların hayalleriyle oynamaya?
İlk olarak geçmişte zayıfı olan çocuklar sınıf geçmiyordu, öğretmenler tarafından sorumluluk almamak için bu çocukların notlarında sahtecilik yapılarak sınıf GEÇİRTTİRİLİYORDU. İkincisi lise de gösterilen derslerin hepsi temel düzeyde anlatılan ve öğrenciye farklı bakış açısı katması amaçlanan (bu amaç doğrultusunda ne yapıldığı tartışılır) derslerdir yani bu kadar temel derslerden öğrencinin kalması ya sınavlar ile alınan ders kalitesi arasında bir uyuşmazlık olduğunu ya da öğrencinin dersleri çok en basit tabirle sallamadığını gösterir. Okulu seven bir çocuk sene sonunda eve 4 zayıf ile dönmez, ilk sınavları zayıfsa oturur çalışırır ve notlarını düzeltir. Şahsen kabineyi pek destekleyen bir insan olmasam da bakan beyin bu kararını oldukça etkili buldum. Belki böylece yurdum insanı her çocuğun fıtratının okumaya ve akademiye uygun olmadığını öğrenmiş olur. Suçu kardeşinizde ve onu çalışmaya teşvik etmediğiniz için ailenizde arayın. Belki de ortada suçlu yoktur, sadece kardeşiniz akademik eğitime uygun olmayabilir, bu da bir ihtimal. Eğer durum buysa kendisini yaparak tecrübe kazanacağı meslek dallarına yönlendirmeniz isabetli olur. İyi forumlar

Edit: Hocalarım yorumlarda güzel bir noktaya parmak basmış, okumak sadece okuldan ibaret değildir. En azından liseyi bitirene kadar bırakın kardeşiniz okusun. Sosyal ortamdan mahrum kalmasın, bu ona en az lisede öğrendikleri kadar beceri katacaktır.